Sahabe

Şeddâd bin Evs Radıyallahu Anh

Allah korkusu kalbinin dört bir tarafını sarmış, Allah’ın zahid kullarından biridir Şeddad bin Evs (r.anh). Bol bol tefekkür eder, yatağına yattıktan sonra cehennem ateşini düşünmekten gözüne uyku girmez, bütün gece namaz kılar, istiğfarda bulunurdu. Allah’ın gazabından çok korkar aynı zamanda O’ndan ümidini de kesmezdi.

Keşke Ebû Zer Olsa...

Yalnız ve kimsesizdi. Kabilesinin eşkiyalığına, saldırganlığına dayanamamış yurdunu terk etmişti. Kendisine sığındığı dayısının da yanında duramamış, Mekke yakınlarında çölün bir köşesine çekilmişti.

Ümmü Umâre radıyallahu anhâ

Hudeybiye’ye katıldım sonra, Rıdvan Biatı’na, kaza umresine, Huneyn Savaşı’na, Taif Kuşatması’na. Cennette komşu olacağım Rasulümden dünyada da hiç ayrı durmadım. Mücadeleden kaçmadım. Ömrümün sonuna kadar zalime hesap sorup, kafirin karşısında durdum.

Müslüman Kimliği ve Sahabe

"Sizin en hayırlılarınız, görüldükleri zaman Aziz ve Celil olan Allah'ın hatırlandığı kimselerdir"hadisi, hem Sünnet'in oluşturmak istediği kimlik/kişilik zirvesinin, ideal müslüman tipinin anlamı ve anlatımıdır, hem de sahâbe neslinin genel niteliğinin tescil ve tespitidir.

Reci Vakası ve Bi'ru Maûne Fâciâsı

Adal ve Kâra kabilelerine mensup bir heyet Uhud savaşından bir kaç ay sonra Medine'ye gelmişti. Peygamber Efendimizle görüşen bu şahıslar, kavimlerinde İslam dinine girenlerin bulunduğunu söyleyerek, ondan kendilerine İslam'ın esaslarını öğretecek muallimler istediler. Onların samimi olduklarına inanan Peygamberimiz, beraberlerinde altı kişilik bir irşad heyeti gönderdi.

Bilâl-i Habeşî (r.anh)

Peygamber Efendimiz (as)'in: "Ey Bilal! İslam'da işledi­ğin ve en ziyade ümit beslediğin ameli bana söyle. Çün­kü ben bu gece (rüyamda) cennette önümde senin ayak seslerini işittim. "[2] sözleriyle henüz hayattayken cennet­le müjdelenen Bilâl-i Habeşî ne bahtiyar bir kimsedir.

Kalk Yâ Ubeyde!

Ubeyde esmer tenli, orta boylu ve güzel yüzlüydü. Şehid olduğunda 63 yaşındaydı. O Muhammed aleyhisselâm’ın akrabalarının ilk şehidiydi.

Kardeşlik Destanı

“Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt dönmeyin! Birbirinize kin tutmayın! Birbirinize haset etmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!”

Hz. Osman b. Maz'ûn radıyallahu anh

Ashâb-ı Kirâm içerisinde zühd ve ibadetiyle âdeta bir sembol haline gelen Osman b. Maz’ûn radıyallahu anh, dünyaya ait her şeyi terk eden, Allah’ın rızasını kazanmaktan başka hiçbir düşüncesi olmayan gerçek bir zahiddi.

Ebû Fükeyhe

Kureyş’in ileri gelenleri, vahşete susamış kâfirler, Ebû Fükeyhe’den istediklerini alamadılar. O’nu İslam’dan, hak yoldan ayıramadılar. Fakat yaşlı bedeninde silinmez acılar, derin işkence izleri bıraktılar.
Subscribe to RSS - Sahabe