Hz. Muhammed

Güzel Konuşurdu

Efendimiz duruma ve ihtiyaca göre, genellikle kısa ve özlü, sade ve iddiasız konuşurdu. Onun bu özelliğine "cevâmiu'l-kelim"(özlü sözler söyleme) yeteneği denmektedir. Her zaman ve hemen her konuda gerektikçe ve gerektiğince konuşmuştur. Her defasında da sözlerini dikkatle ve muhataplarının anlayış seviyesine göre seçmiştir.

Ya Resûlallah Sen Müminleri Canın Bilirdin

Bu satırlar yazılırken, Filistin halkı Mescid-i Aksa’yı koruyor. On beş – on altı yaşındaki delikanlılar, beli bükük ihtiyarlar, çoluğunu çocuğunu bırakmış camiye gelen kadınlar, hepsi Mescid-i Aksa’yı canları pahasına savunuyorlar. Onlar Senin ilk kıblene, miraca çıktığın mukaddes beldeye ve elbette Sana vefa gösteriyorlar.

Çocuklarınıza İbadet Duygusu Aşılayınız

Çocuklarınıza ibadet duygusu aşılayınız. Onlara nasıl namaz kılacaklarını, nasıl oruç tutacaklarını öğretiniz. Mu âz İbn Abdullah İbn Hubeyb el-Cühenî nin rivayet ettiği bir hadiste Allah Rasûlü(sav) şöyle buyuruyor: “Sağını solundan ayırt etmeye başladığında çocuklara namaz kılmayı emredin.”

Dostunuz ve Önderiniz Kim?

Kur’an’ı anlamak; onda geçen kavramları, onların delalet ettiği manaları, işaret ettikleri nesneleri ya da soyut varlıkları bilmekten geçer. Bazen tarih içerisinde kelime ve kavramlar anlamlarından bir şeyler kaybeder bazen ilave anlamlar kazanırlar.

Benî Nadir Gazvesi

Bu gazve Medine Yahudilerinden Nadiroğulları ile yapılmıştır. Sebebi, bu kabilenin, Müslümanlarla olan antlaşmayı bozup, Rasûlullah'ı öldürmek için tuzak kurmasıdır.

Asr-ı Saadette Hadisler Yazılmadı mı?

Dini tahsil yapmış olsun veya olmasın, herbir müslümanın, bu Peygamber mirası hadis-i şerifler hakkındaki ithamları ve bu ithamlara verilen cevapları öğrenmesi, her devirde olduğu gibi günümüzde de yayılmak istenen manevi mikroplara karşı aşılanması, bu mikropların tesirinde kalmış olan kardeşlerine, hiç değilse ilk yardım kabilinden el uzatması gerekir.

Alçak Gönüllü İdi

Sadelik ve alçak gönüllülüğü huy edinmiş bulunan sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, en çok kibir, gurur, yapmacık ve göstermelik davranışlardan hoşlanmazdı.

Çocukları Çok Severdi

"Küçüklerimize şefkat etmeyen bizden değildir."[4] buyuran sevgili Peygamberimiz, kız-erkek ayırımı yapmaksızın çocuklara olan sevgi ve şefkatini çok çeşitli şekillerde ve her fırsatta en nezih biçimde göstermiştir. Anne ve babaları, büyükleri de daima çocuklara karşı anlayışlı olmaya davet ve teşvik etmiştir.

Reci Vakası ve Bi'ru Maûne Fâciâsı

Adal ve Kâra kabilelerine mensup bir heyet Uhud savaşından bir kaç ay sonra Medine'ye gelmişti. Peygamber Efendimizle görüşen bu şahıslar, kavimlerinde İslam dinine girenlerin bulunduğunu söyleyerek, ondan kendilerine İslam'ın esaslarını öğretecek muallimler istediler. Onların samimi olduklarına inanan Peygamberimiz, beraberlerinde altı kişilik bir irşad heyeti gönderdi.

Hılfu'l Fudûl

Efendimiz aleyhisselam’ın Hılfu’l-Fudûl teşkilatına katılması, O’nun halkın arasında bulunduğunu, insanların sorunlarıyla ilgilendiğini, çevresinde cereyan eden hadiselere sorumluluk bilinci içerisinde aktif olarak müdahale ettiğini gösterir.
Subscribe to RSS - Hz. Muhammed