Asr-ı Saadet

Ümmü Umâre radıyallahu anhâ

Hudeybiye’ye katıldım sonra, Rıdvan Biatı’na, kaza umresine, Huneyn Savaşı’na, Taif Kuşatması’na. Cennette komşu olacağım Rasulümden dünyada da hiç ayrı durmadım. Mücadeleden kaçmadım. Ömrümün sonuna kadar zalime hesap sorup, kafirin karşısında durdum.

Kalk Yâ Ubeyde!

Ubeyde esmer tenli, orta boylu ve güzel yüzlüydü. Şehid olduğunda 63 yaşındaydı. O Muhammed aleyhisselâm’ın akrabalarının ilk şehidiydi.

Reci Vakası ve Bi'ru Maûne Fâciâsı

Adal ve Kâra kabilelerine mensup bir heyet Uhud savaşından bir kaç ay sonra Medine'ye gelmişti. Peygamber Efendimizle görüşen bu şahıslar, kavimlerinde İslam dinine girenlerin bulunduğunu söyleyerek, ondan kendilerine İslam'ın esaslarını öğretecek muallimler istediler. Onların samimi olduklarına inanan Peygamberimiz, beraberlerinde altı kişilik bir irşad heyeti gönderdi.

Yarım Kalmış Bir Hicretin Hikâyesi

Hâlid belki de rüyasında Allah Rasûlü ve sevdikleriyle mesut bir hayatın tadına varırken sinsi bir yılanın üzerine geldiğinden habersizdi. Birden vücudunda derin bir acı, dayanılmaz bir sancı hissetmeye başladı. Hâlid b. Hizâm’ın mübarek hicret yolculuğu çölün tenha bir köşesinde bir yılanın saldırısıyla son buldu.

Kardeşlik Destanı

“Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt dönmeyin! Birbirinize kin tutmayın! Birbirinize haset etmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!”

Siyer Yazıları 2: ESMÂ

Kendimi bildim bileli O’na hizmetteyim. Babam can dostu Muhammed’in son peygamber olduğunu öğrendiği an şehadet getirdi ve bizi de İslam’a davet etti. Böylece hem ilk Müslümanlardan olma şerefine nail oldum hem de babamın Rasûlullah’tan getirdiği ahlak ve edep ile yetiştim.

Sen Yeter Ki Yola Çık!

Ruhlar bedene, bedenler dünyaya göç ediyor. Ana yurt cennet, vefalı bir dost gibi yeniden göç bekliyor. Dünyanın sadrı Mekke. Lakin putlar dolmuş içine. Kalpler kara noktalarla dolmuş. Yetimin gözyaşı; gömülen kızın saçı kara.

İlk Muhacir

Ebû Seleme yaşlı gözlerle hanımı ve yavrusunun ardından baktı. Eşi ve çocuğu elinden alınmış, çölün bir kenarında yapayalnız kalmıştı. Derin bir hüzün ve acı içindeydi. Sonra döndü ve Allah diyerek Yesrib’e, hicret yurduna doğru yürümeye başladı. O, hicretin ilk yolcusu, muhacirlerin ilki olmuştu.

Davetçinin Bir Günü

O Medine’nin Ömer’iydi. Hendek Savaşı’nda aldığı yaradan dolayı otuz yedi yaşında şehit olmuştu.[3] Sevgili Efendimiz onu cennetle müjdelemiş, şehadetiyle arş-ı a’la titremiş, cenazesine yetmiş bin melek katılmış ve mübarek şehidi cennete yolculamıştı.

Asr-ı Saadette Hadisler Yazılmadı mı?

Dini tahsil yapmış olsun veya olmasın, herbir müslümanın, bu Peygamber mirası hadis-i şerifler hakkındaki ithamları ve bu ithamlara verilen cevapları öğrenmesi, her devirde olduğu gibi günümüzde de yayılmak istenen manevi mikroplara karşı aşılanması, bu mikropların tesirinde kalmış olan kardeşlerine, hiç değilse ilk yardım kabilinden el uzatması gerekir.
Subscribe to RSS - Asr-ı Saadet