Peygamberimizin Hayatı

Hicret Gecesi Hz. Peygamber'in Evindeyiz

İslâm’ın bugüne kadar gelmesinde peygamber hanımları ve peygamber kızları çok sıkıntılar ve çok çileler çektiler. Aç kaldılar, yoruldular, uykusuz kaldılar, hor ve hakîr görüldüler, yine de dâvâlarından vazgeçmediler.

Rasûlullah'ın Medine'ye Hicreti - I

Allah’ım! Yolculuğumda benimle ol, arkamda bıraktığım ailemi gözet. Bana rızık olarak verdiğin şeyleri bereketli kıl. Beni yalnızca Sana karşı zelil kıl. En güzel ahlâkım üzere beni sabit kıl. Rabbim, beni Sana sevdir. Beni insanlara bırakma. Sen zayıfların ve benim Rabbimsin. Senin kerîm vechine sığınıyorum.

Hicret Yolunda Bir Durak: Ümmü Ma'bed'in Çadırı

Ümmü Ma`bed ve ailesinin İslamla şereflenmesine vesile olan koyunun bereketi Peygamber’in hayatıyla sınırlı kalmamıştır. Ailenin uzun yıllar bu koyunun sütünden yararlandığına dair rivayetler vardır.

Hz. Peygamber (s.a.s)'in Yüksek Ahlâkı

Sevgili Peygamberimiz, çocukluğundan itibaren en üstün ahlâki duygulara sahipti. Gerek çocukluk, gerekse gençlik yılları akranlarından çok farklı geçti. Kötülüklerin her çeşidinin son derece yaygın olduğu bir toplumda, Cenab-ı Hak, son peygamber olarak görevlendireceği Hz. Muhammed'i çocukluğundan itibaren Cahiliyenin bütün kötülüklerinden korumuştu

Tebük Hatırası

- Ya Resûlallah! Cennete girdirecek, cehennemden uzaklaştıracak bir ameli bana haber verir misin?

Rasûlullah (sas) Gibi Namaz Kılmak

Namazdaki her hareketin mutmain olarak yapılması, o esnada yapılan dua ve zikirlerin anlamını düşünerek huşû duymak bakımından çok elzemdir. Acele ile, daha rükû‘a tam varmadan doğrulmak, tam doğrulmadan secdeye gitmek ve hemen secdeden kalkmak, daha oturmadan tekrar secdeye gitmek...

İman Etmemek İçin Ne Mazeretin Var?

Saadet asrının beyaz güverciniydi iman… İnananların gönüllerinden özgürlük âlemine kanat çırpardı. Ona sahip olanlar kutlu insanlardı… Felaha erenlerdi…

Mekke’nin Fethi

Peygamberimiz, ordusunu dört kola ayırmış ve şehre ayrı istikametlerden girecek dört komutanına, bir saldırı ile karşılaşmadıkları takdirde kesinlikle kan dökmemelerini, umumi affın dışında bırakılan birkaç kişi hariç hiçbir Mekkeliyi öldürmemelerini emretmişti.

Medine’nin En Güzel Günü

Resûl-i Ekrem, devesinin üzerinde şehrin sokaklarında ilerliyor, Medineli Müslümanların her biri O’nu misafir edebilmek için dil döküyor, âdeta yalvarıyordu. Sevgili Peygamberimiz ise onların hiçbirini kırmıyor, gülümseyerek şöyle buyuruyordu: “Devenin yolunu açınız, nerede duracağı ona bildirilmiştir.”

Çürümüş Kemikleri Kim Diriltecek?

“İnsan kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Bir de bakıyorsun ki, apaçık bir düşman kesilmiş. Kendi yaradılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: ‘Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ diyor. De ki: ‘Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek.’ Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.
Subscribe to RSS - Peygamberimizin Hayatı