Peygamberimizin Hayatı

Siyer-i Nebi Dersleri - 24: Necaşi'nin Huzurunda (Habeşistan Hicretleri II)

Ey hükümdar! Biz cahiliye zihniyetine sahip bir kavimdik. Ağaçtan ve taştan yapılmış putlara tapar, kendiliğinden ölmüş hayvanların etlerini yer, kız çocuklarını diri diri toprağa gömer, insanlık dışı bütün kötülükleri yapardık.

Siyer-i Nebi Dersleri 23 :Hiç Kimse O’nun Kadar Çile Çekmedi

Ukbe b. Ebî Muayt bir anda Makam-ı İbrahim’in yanında namaz kılmakta olan Efendimizin arkasından yaklaştı ve elbisesini boynuna dolayarak sıkmaya başladı. Muhammed aleyhisselam dizleri üzerine düştü.

Onlar Bizim Kahramanlarımız

Onlar Allah ve Rasûlü’nün razı olduğu, imanlarını amelleriyle ispatlamış, imanın hakikatine ermiş yüce insanlar. Onlar bizim önderlerimiz. Bize İslam’ı ulaştıran, imanımıza vesile olan, bizi cennete taşımak için dünyalarından vazgeçmiş fedakârlık tabloları.

Siyer-i Nebi Dersleri 21: Güneşi Sağ Elime Ay’ı Sol Elime...

İslam’ın yüce davetçisi düne kadar kendisine Muhammedü’l-Emin diyen Mekkelilerin, çocukluk arkadaşlarının hakaretlerini, gözünün içine baka baka söyledikleri yalanları, iftiraları hüzünle izledi; yüreği acıyla, gözleri yaşlarla doldu ama Allah dedi...

Siyer-i Nebi Dersleri - 20 : Allah Nûrunu Tamamlayacaktır

“Nûn. Kaleme ve yazdıklarına yemin olsun ki sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin. Senin için bitip tükenmez bir mükâfat vardır.”

Safa Tepesi'nden Rahmet Yağıyor

İslam’ın yüce davetçisi çıktığı bu çetin yolda en büyük düşmanlığı amcasından gördü. O, elindeki taşlarla İbrahim’in babası Âzer’i hatırlatıyordu. Bir yanda sevgi dolu bir yürek, diğer yanda anlamsız bir nefret vardı.

Siyer-i Nebi Dersleri-18: Önce En Yakın Akrabalarını Uyar

Erkâm’ın evinde, Rasûl’ün terbiyesi altında üç yıl süren ferdi ve gizli davet sonucunda vahyin inşa ettiği bir nesil yetişti. Bu nesil, İslam davetinin çekirdek kadrosu olan Kur’an nesliydi.

Siyer-i Nebi Dersleri-17: Safa Tepesi’nden Sonsuzluğa

Erkam b. Ebî’l-Erkam Müslüman olduğunda 17-18 yaşlarındaydı.[1] O, Kureyş’in güçlü ailelerinden Mahzumoğullarına mensuptu. Ümmetin firavunu olarak bilinen Ebû Cehil ve Kureyş’in kudretli lideri Velid b. Muğire bu ailedendi.

Zannu’l-Cahiliye: Canının Derdine Düşmek

Bizlere düşen; her durum ve şartta Allah ve Rasûlü’ne tam teslim olmak, sabır-sebat göstermek, sadece gayret edip sonucu Allah’tan beklemek, başımıza gelen kötülükleri kendimizden iyilikleri Allah’tan bilmek, olayların içine gizlenen hikmeti fark edebilmek, her işte bir hayır görebilmek…

Zebani

Ebû Cehil’in ağzı ateş saçıyor… “Analarınız ağlasın. İbni Ebi Kebşe’nin oğlunu işitiyorum. Size cehennem bekçilerinin on dokuz adet olduğunu haber veriyor. Sizler demir pehlivanlarsınız. Onunuz onlardan bir adamı yakalamaktan aciz mi?”
Subscribe to RSS - Peygamberimizin Hayatı