Cenâb-ı Hakk’ın “sev!” dediği o yüce peygamberi her şeyden çok sevmek güçlü bir imanın meyvesidir. Onu seven, sayan, ona itaat edip salâtü selâm getiren güzel insanlara selâm olsun…
Adam hikayesini bitirmiş, başını yere eğmişti. Muhammed aleyhisselâm, bir zamanlar sevgili kızını acımasızca öldüren, şimdi ise yüreği İslam nuruyla yumuşamış gözü yaşlı sahabisine baktı ve şöyle buyurdu: “Allah cahiliye devrinde yapılan kötülüklerin sorumluluğunu kaldırmıştır. Haydi, sen hayata yeniden başla.”
Çocuklarımıza ve gençlerimize, korkacakları değil sevecekleri bir yaratıcımız olduğunu anlatmalıyız. “Allah günah yazar, cehennemde yakar.” cümleleri bir kalpte imanı yeşertmez. Aksine yaşları ilerledikçe yaratıcı inançları bir tabuya dönüşür ve gazabından korktukları Allah’tan uzak durmak onlar için çözüm haline gelir.
Resûlullah "Muhakkak ki ileride kapkaranlık geceler misali fitneler olacak!" buyurdu. "Onlardan kurtuluşun yolu nedir, Ey Allah'ın Resûlü?" denildi. Buyurdu: "Allah'ın kitabı! Onda sizden öncekilerin olayları, sizden sonrakilerin haberleri ve sizin de hükmünüz vardır. O, kesin çizgidir; şaka değildir.
Vahyin ilk muhatapları olan Sahabe neslinin hayatlarının her tablosu, bizler için çok önemlidir. Çünkü onlar bizlerin Müslümanlığımızın aynalarıdır. Biz ideal mümin duruşunun nasıl olması gerektiğini ancak onların hayatlarına bakarak öğrenebiliriz.