Nebevi Sünnet

Ezanlar Dinmemeli Kullar Dinlemeli

"Ezansız semtler" belki bir zamanlar birilerinin özlemi olmuş olabilir. Artık biz Ezan'ı özlüyor, dinliyor ve ülkemizin Ezan'la güzel ve özlenmeye değer olduğuna inanıyoruz.

Bu Yüzün Sahibi Yalan Söylemez

Kuba’da ciddi bir değişim başlamıştı. Peygamberimiz aleyhisselâm başta olmak üzere, Sahâbe-i Kirâm canla başla çalışıyor, karanlıklar aydınlanıyordu. İslâm’ın doğuşundan itibaren gizlice takibini yapan Yahudiler, artık her şeyleri ile ortaya çıkmışlardı.

İhsanı Bol Olan Gece: Regâib Gecesi

“Regâib” rağbet olunan, bol ihsan ve değerli hediyeler demektir. Mübarek Receb ayının ilk Cuma gecesinde bu kabil ihsan ve ikramlar beklenildiği için o geceye “Regâib gecesi” denilmiştir. Üç aylar zincirinin ilk halkasını oluşturan Regâib gecesi...

Çanakkale’den Afrin’e “BEDR’İN ASLANLARI”

Müslümanların en belirleyici direnç ve dinamizm kaynağı olan “Allah yolunda Cihad ve Şehadet” aşkının en şahika örneklerini ise, ilk İslâm-Küfür savaşı olan Bedir Gazvesi’nde buluyoruz.

Sınırları Koruma

"Ey mü'minler, sabredin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, sınırlarda nöbet bekleyin, (cihada hazır ve ) Allah'a karşı saygılı olun ki, felah bulasınız, kurtulasınız!"'

Örneği Örnek Almak

Dinin, sadece insanla Allah arasında bir ilişki olduğuna, yalnızca mescidlerde, kiliselerde ve havralarda mahsur bulunduğunu iddia edenlere karşı, Medine’de bir İslâm devletinin kurulmuş olması, özellikle günümüz Müslümanı için üzerinde ciddiyetle durması gereken yaşanmış bir hakikattir.

Çekişmeyin! Yoksa Gücünüz Gider*

Ümmetin vahdeti hedefinin gerçekleştirilmesinde Rasûlullah’ın (s.a.s) metodunun izlenmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçektir. Rasûl-i Ekrem, 23 yıllık risalet görevinden sonra ümmetine miras olarak Kur’an ve Sünnetini bırakmıştır. Kur'an idrakimiz ve sünnet kültürümüz, Müslümanlığımızın kalitesi ve güzelliğinin ölçüsüdür.

İman, Hicret ve Cihad

Sahabiler önce ‘mü’min,’ sonra ‘muhacir,’ ondan sonra ‘mücahid’ olmuşlardır. Yanlış anlaşılmasın; hicret edince imanı, cihad edince hicreti bırakmış değillerdir. Ama öncelikle mü’mindirler. İmanları onları hicret şuuruna eriştirmiş; imanlarıyla eriştikleri hicret şuuru ise cihad şuurunu uyandırmıştır.

Yeni Hicretler

Artık hicret puttan, putlaştırılmış değerlerden ve insanı Allah’a karşı suçlu duruma düşüren günahlardan kaçmaktır. Nefisten kaçıp secdeye kapanmaktır. Önüne hazır bir lokma gibi konulan zinayı, alkolü, kumarı, faizi, anne-babaya isyanı elinin tersi ile itip "Allah bunları haram kıldı" diyen kişi hicret etmiştir.

Peygamberlerin Ortak Kaderi: Hicret

Vahiy temelli bir toplum oluşturmak büyük fedakârlık gerektirir. Hz. Âdem’den Efendimize kadar gelmiş geçmiş tüm peygamberler, bu fedakârlığı sonuna kadar göstermişlerdir. Hicret ise bu fedakârlıkların en büyüğüdür.
  •  
  • toplam 27 içinde 1
  • ››
RSS - Nebevi Sünnet beslemesine abone olun.