Ramazan ayı sabır ayıdır. Oruçlu insan sadece açlığa ve susuzluğa değil, her türlü masiyete karşı sabretmeyi öğrenir ramazanda. Çünkü “Oruç sabrın yarısıdır.”[3] ve “Oruç bir kalkandır.”
Yüce Rabbimizi nefes alıp verir gibi zikretmek ne güzel şey değil mi? Belki de dünyada Mevlâmızın güzel adını yeterince zikretmediğimiz, nimetlerine lâyıkıyla şükretmediğimiz, Allah’ı zikretmenin en büyük zevk olduğunu fikretmediğimiz için ahirette O’nu nefes alıp verir gibi zikredeceğiz.
Saadet asrının beyaz güverciniydi iman… İnananların gönüllerinden özgürlük âlemine kanat çırpardı. Ona sahip olanlar kutlu insanlardı… Felaha erenlerdi…
"Allah’ım! Ayıplarımı gizle ve beni korkularımdan emin kıl. Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden gelecek belalara karşı koru."
"Allahım! Verdiğin nimetin yok olup gitmesinden, lutfettiğin âfiyetin bozulmasından, ansızın vereceğin cezâdan ve senin gazabını üzerime çekecek her şeyden sana sığınırım.”