Add new comment

Min Eşyâ-i Rasûl

KOLAY MI İNSANIN KADERİNİ ÇİZMEK…

kuma yazı yazmak

Ara sıra ihtiyaç duyar bana. Benimle anlatır bazı zor konuları ashâba.

Kutsal bir kalemmişim gibi nezaket ve hürmetle vücuduma değen eli öpme arzum dayanılmaz hâl alınca, zıplayıp kaçarım ondan.

Tekrar kucaklanıp alınırken kumdan mamul yatağımdan, daha elçilik vazifesi yüklenmemişken Hacerü’l-Esved’i öpen avuca, bir bûse kondururum parmaklarının arasından.

Yüzlerce sene sonra:

Dest-bûsı arzusiyle ger ölsem dostlar

Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su*

beytinin şairi olacak Fuzûlî’ye ilham olacak bir canlıyım. Dışarıdan bakanlar ölü zanneder beni, lakin onların mevtâ gördüğü bedenimi, dost rüzgârın yardımıyla sürüklerim Nebi’nin mescidine.

Etrafı araştıran müşfik bakışlar, üzerimde durduğunda saadetten çıldıracak gibi olurum. Ara sıra tercih edilmezsem, dedemin yolunu tutar, hüngür hüngür ağlarım. Duymuşsunuzdur hepiniz, O’na âşık hurma kütüğünün öyküsünü.

İşte onun soyundan gelen, azıcık eğri belli, biraz titrek, ama Sevgili’ye meftun ben, Yesrib’in en nasipli çubuğu, ne yapıp eder çarparım Nebi’nin gözüne.

Beni yerden kaldırır, şifalı nefesiyle esvâbıma yapışan tozları üfler, namaz sonrası etrafını saran yârenlere söz söyler. Sonra çömelir, benimle yere çizgiler çizer.

Başımın dönmesine aldırmaz, beni ışığın kaynağı etrafındaki pervaneler gibi çeviren mübarek elin kokusuyla mest olur, döner çizerim.

Kimi zaman Suffe’nin tabanındaki kumlar olur sırdaşım kimi zaman bir başka avluda bulurum kendimi. Belki bir gün kıyamda uyuturum bedenimi, yanıma toplayıp tüm sevdiklerimi.

Artık tutmalıyım dilimi. Zira bugünkü ders oldukça çetrefilli. Kolay mı, teşbihen de olsa yaratıldığı toprağa nakşetmek insanın kaderini?**

 

—————————————————-

*El öpme arzusuyla ölürsem dostlar

(Mezar)toprağımı kâse yapıp onunla yâre su sunun

**Ebû Said el-Hudri’nin söylediğine göre Efendimiz yere bir çubuk dikti. Sonra bunun yanına ikinci bir çubuk, biraz ilerisine üçüncü bir çubuk dikti. Daha sonra ashabına dönerek: “Bunun ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu.

Onlar her zaman yaptıkları gibi:

-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir, dediler.

Peygamber (sas) kendisini merakla dinleyen ashâbına meseleyi şöyle açıkladı:

- “Bu birinci çubuk insan, ikincisi onun eceli, üçüncüsü de istek ve arzularıdır. İnsan kuruntular peşinde koşup dururken ecel önünü keser ve onu alıp götürür.” ( Ahmet ibni Hanbel, Müsned, III, 18.)

Yazar: 
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.