Kur'an-ı Kerim

Sana Yetimleri Sorarlar!

Babasız kalan bir çocuğun adıydı yetim. Kimsesiz, yardıma ve himayeye muhtaç olan. Eşi benzeri olmayan inciden aldı adını;taşlar arasında benzersiz olan, çocuklar arasında biricik ve tek başına kalana, kendi adı unutulana ad oldu.

Seviyorsanız ve Sevilmek İstiyorsanız

Kalbin eylemidir sevmek. Öyle sadece dil ile sarf edilen, afilli sözlerle süslenen ifadelerden ibaret değildir. Kalbin yanması, uğrunda neler yapabileceğini ifade bile edememesidir. Hareketlerine bir ölçü gelmesi, itaat etmeye baş eğmesidir sevmek.

Kur’an-ı Kerim’de Zaman

Hayatta bazı anlar kaçırıldığında ise telafisi yoktur. Allah zamanın önemini kavramamız için Arafat’ta vakfeye dikkatleri çekiyor. (2 Bakara 198) Tek sermayemiz olan zamanı, iyi değerlendiremezsek iflasa sürüklenebiliriz.

Kul Olmam Sizin Kul Olduklarınıza

“Kâfirûn” küfrü hayat tarzı hâline getirdikleri için ism-i fâil. Zatınız değil sıfatınız benim düşmanım. Kâfir sıfatını taşıdığınız sürece bu ayetin muhatabısınız. Bu hitap onlara hakaret olsun diye veya taarruz için değil onlardan ve onların ahlakından beri olduğumuzu ilan içindir.

Müşriklerin Kur’an-ı Kerim’e Yönelik İthamları

Hayat rehberi olan Kur’an-ı Kerim, her şeyi tastamam hazırlanmış bir kitap olarak gönderilmiştir. Müşrikler, onun ortaya koyduğu düzenin mükemmelliğini fark etseler de bu ağır sorumluluğun altına girmek istememişlerdi.

Elleri Kırılasıca!

İnananların arasına fitne tohumu eken Ümmü Cemiller hâlâ dolaşmakta. Kendilerini insanlığın kurtarıcısı ilan ederek (!) bazen dost görünmekte bazen namlusunu doğrultmakta insanlık adına (!) insanların üzerine.

Duhâ’ya And Olsun ki…

Rasûlüm! Hatırla o cahiliyeyi, en karanlık dönemi… Yolunu bile göremiyorsun, farkına varamadığın onlarca tehlikeyle karşı karşıyasın. Karanlık sona erdi artık. Güneş yükselmeye başladı, ışıkları daha bir net geliyor.

Ey Bürünen!

Hangi hususta insanları uyaracaksın? Elbette en başta Allah’ın tek ve en büyük olduğunu ilan ile başlayacaksın. Artık hayatının merkezinde “tevhid inancı” var. Ona göre kendine bir istikamet belirle.

Tercih Bizim: Ya Duâ Edilmek Ya da Lânet…

Resûlullah (sas)’ın örnek alınışı, O’nun taklit edilmesi demek değildir. Nitekim Kur’ân-ı Kerim, atalar dinini tefekkür etmeksizin taklit eden müşriklerin bu tavrının yanlışlığını sürekli vurgulamak suretiyle, âdeta müminlere, taklitten kaçınmaları gerektiğini ima etmiştir.

Hiç Bilmeyenlerle Yanlış Bilenler Bir Olur mu?

Müslümanlar, Hz. Peygamber’in vefatının ardından Allah’ın va’zettiği hükümlere aykırı bir takım hükümler ihdas etmek suretiyle dini yaşanılır olmaktan çıkarmışlardır.
RSS - Kur'an-ı Kerim beslemesine abone olun.