Kur'an-ı Kerim

Hiç Bilmeyenlerle Yanlış Bilenler Bir Olur mu?

Müslümanlar, Hz. Peygamber’in vefatının ardından Allah’ın va’zettiği hükümlere aykırı bir takım hükümler ihdas etmek suretiyle dini yaşanılır olmaktan çıkarmışlardır.

Kadir Gecesi: Sen Bir Ömre Bedelsin

Yeryüzündeyiz… Fakat dünyaya korku ve üzüntü âdeta mührünü vurmuş: Korkudan gözler yuvalarından fırlayacak; üzüntü ile ciğerler pare pare… Ağlamaktan göz pınarları kurumuş. Vicdanlarda sükûnun, toplumda huzurun yerinde yeller esiyor.

Asr Sûresi

Sure zamana yemin ederek başlamaktadır. Kuran-ı Kerim’de on altı sure bu şekilde yeminle başlar. Allah’ın söze yeminle başlaması, yemin ettiği şeyin öneminden ve bu konuya insanların dikkatini çekmek istemesindendir. Bu yeminler, insanı tefekküre ve tezekküre yönlendirme amacı da taşır.

Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Muhammed – I

Kitab’a uymak, O’nu getiren, O’ndan beslenen ve Hz.Aişe’nin ifadesiyle “ayaklı Kur’ân” olan Resûl’e itaat ile mümkün. (3/132, 8/20, 24/56, 4/80 ) Allah’ın bizi sevmesi; günahlarımızı bağışlaması; (3/31-32)

Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Muhammed – II

Hz. Muhammed’i Kur’ân-ı Kerim’de araştırmak isteyenlerin, bir kısım âyetlere bakarak O’nu tanımayı hedeflemesi eksik bir çalışma olacaktır. Kur’ân’ın her bir âyeti, Hz. Muhammed’i model olarak inşa etmek suretiyle, O’nu örnek göstermiştir.

Bizi Doğru Yola İlet

Allah, hicret eden müminleri dünyada en güzel şekilde yerleştireceğini (Nahl 16/41), dönülecek yere tekrar döndüreceğini (Kasas 28/85), onların yeryüzünde tenha yollar ve bereketli hayatlar bulacağını ...

Zakkum

Zakkum da ne ki? Hurma ve kaymaktan yapılan bir yemektir ey Arapların efendisi, ey hikmetin babası! Öyleyse söyleyin cariyelere, hazırlasınlar şu Muhammed’in yeni sözlerindeki zakkumu...

Fatiha

İnsan, sözünde durmakla değer kazanır ve kıymet bulur. Unutkan olan insana hatırlatmak gerekir. Allah (cc), “Hatırlat, hatırlatmak mü’minlere fayda verir.”[1]buyurmaktadır. Bu ilâhî hakikatin gereği insana sorumluluklarının hatırlatılması, ona yapılacak en büyük iyiliktir.

Rabbanîlere İhtiyaç Var

Kur’ân’da âlimlere ve müminlere “Rabbânî” ismi verilir. Rabbânî olmak; nimet verilen peygamberlerin yaptıklarını yapmak, gittikleri yoldan gitmek, onların yolunu sürdürmek, hangi gaye için gönderilmişlerse o gayeyi yerine getirmektir.

Ümmetinin Resûlullah’a Düşkünlüğü

Yeryüzünde şimdiye kadar yaşamış ve kıyamete kadar yaşayacak hiçbir kimse Resûl-i Ekrem kadar sevilmemiş, hiç kimse de Ashâb-ı Kirâm kadar Resûlullah’ı sevememiştir. Çünkü el-Vedûd (cc), O’nu sevmiş ve O’na karşı insanlarda sevgiyi yaratmıştır.
RSS - Kur'an-ı Kerim beslemesine abone olun.