Asr-ı Saadet

Siyer Yazıları 8: Zeyd b. Hârise

Peygamberliğinden îtibâren de O’nun en yakınındaydım. İlk vahyin ardından hemen müslüman olan sayılı kişilerden biri de bendim. Risâletinin her anına şâhit olma mutluluğunu yaşadım. Mutluluk derken, çok zor zamanlara da şâhit oldum elbette ama değil mi ki O’nunla berâberdim. Hiç şikâyet etmedim.

Siyer Yazıları 3: Bulut

Acaba Muhammed ümmeti de başını göğe her kaldırdığında, ‘Belki bu, Efendimiz’e gölge olan buluttur.’ diyerek beni anıyor mu?” Elini kalbine götürüp, “Allahümme salli alâ Muhammed!” diyor mu?

Ümmü Umâre radıyallahu anhâ

Hudeybiye’ye katıldım sonra, Rıdvan Biatı’na, kaza umresine, Huneyn Savaşı’na, Taif Kuşatması’na. Cennette komşu olacağım Rasulümden dünyada da hiç ayrı durmadım. Mücadeleden kaçmadım. Ömrümün sonuna kadar zalime hesap sorup, kafirin karşısında durdum.

Müslüman Kimliği ve Sahabe

"Sizin en hayırlılarınız, görüldükleri zaman Aziz ve Celil olan Allah'ın hatırlandığı kimselerdir"hadisi, hem Sünnet'in oluşturmak istediği kimlik/kişilik zirvesinin, ideal müslüman tipinin anlamı ve anlatımıdır, hem de sahâbe neslinin genel niteliğinin tescil ve tespitidir.

Reci Vakası ve Bi'ru Maûne Fâciâsı

Adal ve Kâra kabilelerine mensup bir heyet Uhud savaşından bir kaç ay sonra Medine'ye gelmişti. Peygamber Efendimizle görüşen bu şahıslar, kavimlerinde İslam dinine girenlerin bulunduğunu söyleyerek, ondan kendilerine İslam'ın esaslarını öğretecek muallimler istediler. Onların samimi olduklarına inanan Peygamberimiz, beraberlerinde altı kişilik bir irşad heyeti gönderdi.

En Hayırlı Müslüman

Dünya ne derse desin Müslümanın hadefi, iyi Müslüman, kaliteli Müslüman, mümkünse en iyi ve en kaliteli Müslüman olmaktır. Hadisi­miz bu hedefi, “Görüldüğü zaman Allah’ı hatırlatan Müslüman olmak” diye belirlemektedir. Bu kutlu yarışta başarılı olmaktan daha büyük mutluluk olamaz. “Yarışacaklar işte bunun için yarışsınlar!”

Peygamberimiz Seni Görseydi

Efendimiz aleyhisselam’a en çok Abdullah b. Mesud’un benzediği söylenirdi. Aslında Abdullah zayıf, çelimsiz biriydi. Ama namaz kılışı başta olmak üzere her türlü davranışıyla Efendimiz aleyhisselam’ı andırırdı. Bu hiç de garip değildi. Zira o, Müslüman olduğu andan itibaren...

Kardeşlik Destanı

“Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt dönmeyin! Birbirinize kin tutmayın! Birbirinize haset etmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!”

Sen Yeter Ki Yola Çık!

Ruhlar bedene, bedenler dünyaya göç ediyor. Ana yurt cennet, vefalı bir dost gibi yeniden göç bekliyor. Dünyanın sadrı Mekke. Lakin putlar dolmuş içine. Kalpler kara noktalarla dolmuş. Yetimin gözyaşı; gömülen kızın saçı kara.

Davetçinin Bir Günü

O Medine’nin Ömer’iydi. Hendek Savaşı’nda aldığı yaradan dolayı otuz yedi yaşında şehit olmuştu.[3] Sevgili Efendimiz onu cennetle müjdelemiş, şehadetiyle arş-ı a’la titremiş, cenazesine yetmiş bin melek katılmış ve mübarek şehidi cennete yolculamıştı.
RSS - Asr-ı Saadet beslemesine abone olun.