Şu gök kubbenin altında hiç kimse O’nun kadar sevilmedi, O’nun kadar özlenmedi. Hiç kimse hakkında O’nunki kadar kitap yazılıp şiir ve methiyeler dizilmedi. O, yüzyılların hasretiyle gelen; gidişiyle ümmetini hasretlere gark edendi. O, Allah Teâlâ (cc)’nın en sevgili elçisi, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’di.
Erol DEMİRYÜREK
Cahiliye’nin Dört Karanlığı
Cahiliye ortamı, karanlık üstüne karanlık bir ortamdır. Orada insan yolunu bulup huzur ve mutluluğa doğru yürüyemez. Peygamber Efendimiz (sas) ise bize, gecesi bile gündüzü gibi aydınlık olan geniş bir cadde bırakmıştır.
Keşke Demeden Önce
Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Hem de gelmesi pek yakındır.[1] O gün adalet terazileri kurulacak ve dünyada yaptığımız her şeyden inceden inceye hesaba çekileceğiz.
Yak ki Yanmayalım!
Ey Yakıcı! Yak bizi ateşinle! Günahlarımızı yakıp kül et kavurucu ikliminde! Sen yak ki, yanmayalım huzuru ilâhîde! İsyan utancının Cehennem’inde.. Hakk’a lâyık kul olamamanın nedâmet ateşinde...
Sevgili’ye Armağan: Mir’ac
İsrâ ve Mi’râc mûcizesinin Sevgili Peygamberimize (sas) Mekke döneminin sonlarında, hicretten yaklaşık bir yıl önce ihsan edildiği, kabul edilen en sahih görüştür. Bu kutsî yolculuğun Recep ayının yirmi yedinci gecesi vukû bulduğu da Müslümanlar arasında genel kabul görmüştür.
Gözümüzün Nuru, Gönlümüzün Sürûru
Sevgili Peygamberimiz (sas), gönlünde kaynayan ilahi sevginin çağlayana dönüştüğü namazı gözbebeği edinmiş; onu gözü gibi sakınıp korumuştur. Efendimiz aleyhisselâm için namaz, En Yüce Varlığa (cc) duyduğu emsalsiz sevgisini...
Sevgi Dini
İslâm, sevgi dinidir. Sevgiye çağırır, sevgiyle yaşanır. Gözleri görmeyen bir kimse gül bahçesinde de olsa, nasıl rengârenk güllerin güzelliğini fark edemezse, yüreğinde sevgi olmayanlar da İslâm’ın güzelliklerini göremez. Bunlar gönül gözleri kör olmuş, yürek özürlü kimselerdir.
Cennet Yolcusu
Yolculuğu çekilir kılan, gidilen menzilin güzelliğidir. İlim yolunda ilerleyenin varacağı son nokta cennet olacağından bu uğurda çekilecek çilelere seve seve katlanmak gerekir. Bu yolda çekilen zahmet rahmettir. Ayağımıza batan dikenler, cennet gülleridir. Mümin için cennet Cemâlullah demektir.
Rabbin Gazabını Söndüren, Kulunu Rabbine Sevdiren
Samimiyetin ölçüsü fedakârlıktır. Fedakârlık yapmayanların samimiyetine inanılmaz. İslam’a gönül veren samimi müminler, Allah yolunda mallarını ve canlarını fedâ ederek sadakâtlerini ispat ederler.
İmanın Tadına Varmak - II
Hani bazen, “Allah’ın kulları için yarattığı ziyneti ve temiz rızkı kim haram kılmış! De ki, bunlar dünya hayatında müminler içindir. Kıyamet gününde ise sadece onlara aittir…” âyetinin gölgesine sığınıp Allah’ın, bedenin gıdası olarak yarattığı yemeklerin helal...
