Sahabiler

SAHABENİN SÜNNETE BAĞLILIĞI I : Hz. Peygamber’i Takip Etmeleri

Peygamber’in günlük hayatına gösterdikleri bu hassasiyet ve bilgileri rivayet etmeleri, sahâbîlerin, neleri sünnet olarak algıladıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu tutum, Kur'ân'ın “örnek insan” olarak takdim ettiği Hz. Peygamber’in hayatının ayrıma tâbi tutulmadan, her yönüyle tam bir bütünlük içinde sünnet olarak benimsenmesi ve uygulanması bakımından ehemmiyetlidir.

Medine Öncülerinden Hz. Es’ad bin Zürâre (r.anh)

Hz. Es’ad bin Zürâre (ra), hicretten sonra ilk vefat eden, cenaze namazı Rasûlüllah tarafından ilk kıldırılan ve Ensâr’dan Baki’ mezarlığına ilk defnedilen Sahâbe oldu.

Hz. Sâlim - Kur'an-ı Kerim'in Yücelttiği Sahabi

Hz. Sâlim, Kur’ân’ın elinden tutup kaldırdığı, göklere yükselttiği, dünya ve ahiret saadeti bahşettiği çok bahtiyar bir kimsedir. O, Kur’ân-ı Kerim ile tanışmadan önce pazarlarda alınıp satılan, hor ve hakir görülen zavallı bir köledir.

Rum Diyarının İlk Müslümanı: Suheyb-i Rûmî radıyallahu anh

O, Rasûl-i Ekrem'in hayatı boyunca hep yanındaydı. Cihad meydanlarında onun sancağı altındaydı. Efendimiz namaz için saf bağlayıp Rabbine yöneldiğinde Suheyb arkasındaydı. İlim meclislerinde önündeydi. Gözleri gözlerinde, kalbi söylediklerindeydi.

Abdullah b. Ebû Bekir - Yaşı Küçük Ama Yaptığı İş Büyük

Hz. Peygamber, Abdullah’a istihbârât görevi gibi önemli bir görevi verirken, kimsenin onu önemsemeyeceğini ve izlemeyeceğini düşünmüştü. Hz. Âişe’nin ifadesiyle cesur, akıllı ve becerikli bir genç olan Abdullah, üç gün boyunca her akşam evlerinde hazırlanan yiyeceği alıp mağaraya götürür ve Mekke’de olup bitenleri Hz. Peygamber’e ve babasına aktarırdı.

Abbâd b. Bişr - Bir Destan Kahramanı

İslam düşmanları tek vücut olup Medine’ye saldırdıklarında Abbâd, Muhammed aleyhisselâm’ın hemen yanı başında, düşmanlarının karşısındadır. Günlerce süren Hendek Savaşı’nda açlık ve susuzluğa, şiddetli soğuğa rağmen her gece Efendimizin çadırı başında nöbet tutmuş, Peygamberinin güvenliğini sağlamıştır.

Muâz b. Cebel (r.anh) - I

Muhammed aleyhisselâm’ı gördüğünde yüreği nasıl coşmuş, kim bilir neler hissetmişti? Onu görmek, onu dinlemek, elini mübarek elinin üzerine koyup ona söz vermek nasıl bir mutluluktu. Sevgili Peygamberimizin güler yüzü, mübarek sözleri ölü ruhlara hayat, gönüllere şifa verir, O’nun bir bakışı mevsimleri değiştirir, kışları bahara çevirirdi.

Kalk Yâ Ubeyde!

Ubeyde esmer tenli, orta boylu ve güzel yüzlüydü. Şehid olduğunda 63 yaşındaydı. O Muhammed aleyhisselâm’ın akrabalarının ilk şehidiydi.

Cennetlik Bir Adam

Kin tutmak, Allah’ın nimet verdiği bir kimseyi kıskanmak, haset etmek insanları mutsuz ve huzursuz kılar. Kin tutanlar, yüreğinde nefret taşıyanlar, hırslarının ve nefislerinin kölesi olurlar. Ve cennete sadece yüreği özgür olanlar girebilirler.

Hicretin Medîne Ayağının Mihmandârı Ebû Eyyub el-Ensârî

Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evi iki katlı idi ve üst katını Efendimiz için hazırlamıştı. Ancak Rasûlullah (s.a.s) alt katı yukarıya tercih etti. Ebû Eyyûb da onun isteğine uydu. Akşam olunca herkes odasına çekildi. Üst kata çıkan Ebû Eyyûb ile hanımı rahat değillerdi. İçlerinde bir huzursuzluk vardı. Allah Rasûlü alt katta iken kendilerinin üst katta kalmaları hoşlarına gitmiyordu.
RSS - Sahabiler beslemesine abone olun.