Asr-ı Saadet

SÜNNETE BAĞLILIK IV: Taviz Vermemeleri

Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Fâtıma’ya, uyuyacağı zaman okuması için bazı zikirleri tavsiye ettiğini öğrenen Hz. Ali, ilk muhatap kendisi olmadığı halde bu sözleri hiç terketmediğini söylemiştir. “Sıffin gecesinde de mi terketmedin?” diye sorulunca “Sıffin gecesinde de terk etmedim” demiştir.

Mustalikoğulları Savaşı'ndan Ders Alalım

Kanlı bir çatışma çıkmak üzereydi. Durumdan haberdar olan Hz. Peygamber, koşarak gelip iki topluluğun arasına girdi. Çok öfkeliydi. Şahitlerin ifadesine göre Hz. Peygamber'i o güne kadar hiç böyle öfkeli görmemişlerdi.

İslam Toplumunun Kemirgenleri: Münafıklar

"Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?”

Asr-ı Saadet'te Vakfiyeler ve Medine Çarşısı

O’nun (sas) hayatının tamamı; zaten insanlığa bir vakıftı. Bunun yanında ganimetlerden ve hediyelerden eline ne geçerse vakfettiğini görmekteyiz. Öyle ki, vefat ettiği zaman geriye sadece bu vakfettiği mallar kalmıştı. Fedek ve Hayber’den kendisine düşen payların bir kısmını ailesine, geriye kalan kısmını ise Müslümanlara vakfetmişti.

Rasûl'ün Gölgesinde Yetişenler: ASHAB-I SUFFE

Kendilerini Allah yoluna adayan, ilahi vahiyde övgüyle anılan, Allah Rasûlü’nün sevgi ve muhabbetini kazanan, fakirliği ve kimsesizliği hayra çeviren bu değerli sahâbîlerin hayatları, bugün ihtişamlı camilerde, son teknoloji ile donatılmış eğitim kurumlarında, her geçen gün daha konforlu hale gelen yurtlarda yetişen günümüz gençliği içintefekkür vesilesidir.

MÜNÂFIK (منافق)

İslâm tarihinde nifâk hareketlerinin ortaya çıkışı, Müslümanların organize bir topluluk ve siyasî bir güç olarak belirmeye başladığı Medine devrine rastlar.

SÜNNETE BAĞLILIK IV : Anında Uyma ve Uygulama Eğilimleri

Sahâbîler, Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) sağlığından beri onun emirlerine uymak söz konusu olduğunda nefislerini hiçe sayarlardı.

Yahûdîlerle Vatandaşlık Anlaşması

Yahudilerle yapılan ve İslâm Devleti’nin ilk anayasası sayılan vatandaşlık antlaşmasında, iki tarafın hak ve sorumlulukları tespit edilmiş, devletin sınırları belirlenmiş ve Peygamber Efendimiz şehirde en yüksek otorite olarak kabul edilmişti.

Her Hicret, Ensâr İster

Hicretin bir ucunu Allah için her şeyden ferâgat eden Muhâcirîn tutmuş, gitmekte; öteki ucunu ise Allah için her şeyden ferâgat edenler için her şeyden ferâgat eden Ensâr tutmuş, “Bize gelin!” demektedir.

Ezan: Bir Özgürlük Manifestosu

Ezan, sadece müminleri namaza davet etmek maksadıyla yapılan basit bir duyurudan ibaret değildir; o aynı zamanda İslâm’ın esaslarını en özlü bir şekilde haykıran bir tebliğ, bir özgürlük manifestosu ve tüm insanlığı tevhîd’e, şahâdet’e, tekbîr’e, salât’a ve felâh’a çağıran özlü bir davettir.
RSS - Asr-ı Saadet beslemesine abone olun.