Nebevi Sünnet

İyileri Koruyalım

Biz hem asr-ı saadetten hem de tarihimizden biliriz ki; iyiliği emredip kötülüğü men etmek niyetiyle yola çıkıldığında Allah başarıyı nasip etmiştir. Ve iyilik; tıpkı tohumun toprağa düşüp yetişip meyve vermesi gibi gönüllere düşmüş ve yetişmiştir. Bunun için iyi şeyler düşlemek, iyi görmek, bir iyilik ekmek gerek.

Yeni Hicretler

Artık hicret puttan, putlaştırılmış değerlerden ve insanı Allah’a karşı suçlu duruma düşüren günahlardan kaçmaktır. Nefisten kaçıp secdeye kapanmaktır. Önüne hazır bir lokma gibi konulan zinayı, alkolü, kumarı, faizi, anne-babaya isyanı elinin tersi ile itip "Allah bunları haram kıldı" diyen kişi hicret etmiştir.

Modern Zaman Cihadı

Zalim, nefstir. Modern dünyanın tuzaklarına boyun eğmeyen insan, en büyük zalime karşı Hakk’ı savunmuş olur. “Aslında haram ama, caiz değil ama, Allah öyle emretmiş ama, sünnete uygun olan budur ama” cümlelerinin döküldüğü ağızlar; nefsine yani zalime boyun eğmiş ağızlardır.

Çocuklarınıza Güzel Hasletler Aşılayınız

Çocuklarımızın özü-sözü doğru insanlar olarak yetişmesi, hiçbir maddî değerle ölçülemeyecek kadar kıymetlidir…

İçimizdeki Putları Devirmek

İslam, yeryüzü iktidarından önce, gönüllerin iktidarını önceliyordu. İnsanları tevhide davet ederken gerçek hürriyetin de Hakk’a kölelikte aranması gerektiğini ilan ediyordu.

İslâm İnsanından İslâm Toplumuna

Rasûlüllah Aleyhisselâm’ın kurduğu Kur’ân merkezli devlet, sadece Müslümanlar için değil, hatta sadece insanlar için de değil, bütün varlıklar için bir rahmet oldu. “Âlemlere rahmet olarak gönderilen” Rahmet Peygamberi, devlet kurma aşamasında da yine bu rahmet yönüyle öne çıktı.

Bu Bayram, Bayram Olsun

Saadet günlerinde hiç bir şehidin emaneti, hiç bir yetim kimsesiz ve sahipsiz kalmadı. Efendimiz aleyhisselâm Zeyd’in, Mus’abın, Hamza’nın çocuklarına yetim kalmanın, yalnız olmanın acısını yaşatmadı. Medine sokaklarında hiç bir çocuk, çaresiz ve ümitsiz olmadı.

İtikâf: Dış Sesi Kıs, İç Sesi Aç…

İtikâfla Ramazan-ı Şerifin son on günü kesiliyoruz günün programından. Kimsenin hesabı olmuyor üzerimizde. Eşin, öğretmenin, çoluk-çocuğun, patronun, nefsin. Başka sağ’lar için sağ olmuyoruz. Allah için sağ’lığımız, dirliğimiz, varlığımız. Üzerimizdeki tek hesap O’nun hesabı oluyor.

Cennet Sofraları

İnsanoğlu, öz vatanından ayrı kaldığı şu gurbet dünyasında hep cenneti arar durur. O burada, altın kafese konulmuş bülbül gibidir. Öz benliğinde, korku ve endişenin, üzüntü ve sıkıntının, zulmün ve haksızlığın olmadığı bambaşka bir hayata hep özlem duyar. İşte bu hayat, ahiret hayatı ve cennettir.
  •  
  • toplam 26 içinde 1
  • ››
RSS - Nebevi Sünnet beslemesine abone olun.