Aşere-i Mübeşşere

Hz. Ebû Ubeyde b. Cerrâh radıyallahu anh

O, Hz. Âişe’nin ifadesiyle Efendimiz aleyhisselâm’ın Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’den sonra en sevdiği insandı. Aşere-i Mübeşşere’den, henüz hayatta iken cennetle müjdelenen bahtiyarlardandı. Allah Rasûlü onun bu ümmetin emini olduğunu söyler, Ebû Bekir ne güzel bir kuldur, Ömer ne güzel bir kuldur, Ebû Ubeyde b. Cerrâh ne güzel bir kuldur...

Mekke Dar Gelince

Merhametsiz kâfirler bütün Müslümanları bir mahallede toplayıp, onları imha etmeye karar verdiklerinde, güzel Mekke sadece fakir ve kimsesizlere değil, ona da dar geldi. İnsan, dinini Allah’ın istediği gibi yaşayamadıktan sonra Mekke’de yaşamanın ne değeri olabilirdi.

Adaletin Timsali

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu, Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer’den onu!”

Siyer-i Nebi Dersleri 26: Hz. Ömer

“Ömer’in Müslüman oluşu bir fetih, hicreti zafer, halifeliği Allah’tan rahmetti. Biz, Ömer Müslüman oluncaya kadar Kâbe'de namaz kılamazdık. O Müslüman olunca Kureyş’le savaştı, mücadele etti. O Kâbe’nin yanında namazını kıldı. Biz de onunla namaz kılabildik.”

Sıcakta Gölge, Soğukta Sütre: Hz. Ebû Bekir – III

Medine’ye hicret izni (emri) verilip sahabîler gruplar halinde yola çıktıklarında Hz. Ebû Bekir’i bir heyecan kapladı. O da bu emri yerine getirmek istiyordu.

Sıcakta Gölge, Soğukta Sütre: Hz. Ebû Bekir – II

Hz. Ebû Bekir, Müslüman olduktan sonra ne hazarda ne seferde Allah Resûlü’nün yanından hiç ayrılmadı. Can yoldaşı oldu. Sıcakta gölgesi, soğukta sütresiydi.

Sıcakta Gölge, Soğukta Sütre: Hz. Ebû Bekir – I

İlk vahiy geldiğinde eşi Hz. Hatice’ye “Bana kim inanır ki?” diyen Resûlullah’ın artık sığınacak emin bir limanı, saklanacak bir mağarası, uyuyacak bir dizi, ağlayacak bir omzu vardı. Artık dünyaya meydan okuyacak iki yürek vardı.

Siyer-i Nebi Dersleri-16: Bir İslam Davetçisi Hz. Ebû Bekir

Davetin ferdi olarak yürütüldüğü bu dönemde Hz. Ebû Bekir’in büyük hizmetleri oldu. O doğruluk ve dürüstlüğüyle tanınan, insanlar arasında sevilip sayılan, güven duyulan güzel bir kimseydi.

Zâhid, Âlim, Âbid: Hz. ÖMER radıyallahuanh

Gün geldi çuval taşıdı. Gün geldi süt sağdı. Sabahlara kadar sokak sokak dolaşıp dertlileri aradı. Ateşi yanmayanın ateşini yaktı. İnsanları ihya etti. Ardından sürülmesi zor izler bıraktı. Medine’de otururken Irak’ta bir deve yavrusunun kayalıklarda yuvarlanmasından sorumlu tuttu kendisini.

İkinin İkincisi Ümmetin Birincisi

O, İslâm mesajını çağlara taşıyan öncüler kervanının en önünde, Rasûl-i Ekrem’in(s.a.s) hemen yanı başında yürüyendi. En hayırlı ümmetin en hayırlı ferdiydi. Hz. Ebû Bekir(r.a), mıknatısın metalleri çekmesi ya da süngerin sıvıları...
RSS - Aşere-i Mübeşşere beslemesine abone olun.