Efendimizden Hatıralar

Hz. Peygamber'in Evindeki Yetimler

Hz. Peygamber Efendimiz, Ümmü Seleme'nin ve Ümmü Habibe’nin çocuklarını kendi çocukları gibi sever ve öylece himaye ederdi. Bu çocuklarla şakalaşır, kendilerini sever ve onlara babalarını aratmazdı. Bir keresinde Ümmü Seleme’nin kızı küçük Zeyneb’in yüzüne şaka ile biraz su serpmiş ve onu neşelendirmişti. Zeyneb, yaşlandığı zaman bile yüzünde gençliğin tazeliğini korur, bilenler de bunu yüzüne serpilen suya bağlarlardı.

Birazdan Nalınlara Kan Damlayacak

Hz. Peygamber ve Zeyd, yola çıkınca onlara karşı kışkırtılmış kişiler hakaret etmeye, bağırıp çağırmaya başladılar. Ardından taşlar atıldı. Şeytan taşlamaya yakışan taşlar, Mübarek Rasûl’e çarpıyor ve onu yaralıyordu.

Çürümüş Kemikleri Kim Diriltecek?

“İnsan kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Bir de bakıyorsun ki, apaçık bir düşman kesilmiş. Kendi yaradılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: ‘Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ diyor. De ki: ‘Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek.’ Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.

Taif Seferi

Tâif’in ileri gelenleri Hz. Peygamber’den (a.s.) şehirlerini hemen terk etmesini istediler. Sokak çocuklarını ve köleleri kışkırtarak onu (a.s.) ve yol arkadaşı Zeyd b. Hârise’yi taşlattılar. Resûlullah (a.s.) her adım atışında ayaklarına taş atarak ezip kanlar içinde bıraktılar.

Hicret, Dost ile Dost’a Yürümektir

“Dindar ve güzel ahlâklı bir arkadaşın durumu ile kötü arkadaşın durumu; misk taşıyanla, körük çeken adamın durumu gibidir. Miski taşıyan ya sana hediye eder, ya ondan satın alırsın veya onun güzel kokusundan istifade edersin. Körük çeken ise ya elbiseni yakar veya ondan üzerine pis bir koku siner.”

Neşeye Bürünmüşüz, Hüzün Kimin Umurunda!

Hüzün; bir yağmurun tıpırtısında kaybedilmişlerin ayak seslerini duymaktır. Ya daanlatamadığımız düşünceler, hissettiremediğimiz duygular sebebi ile yitip giden mutluluklardır. Gelecek adına endişeler, geçmiş adına pişmanlıklardır.

Taif’te Yaşananlar

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bir yönden akrabaları olan Taiflilerden beklediğini bulamaması onu ziyadesiyle üzmüştü. Yine de umutsuz olmadı. Meleğin onları cezalandırma teklifini bile kabul etmedi. Gelecek kuşakların imanından umutluydu. Hâlini arz etti; ama yılmadı.

Pehlivanı Yenen Peygamber

Peygamberimiz, insanların kalplerini İslam’a ısındırmak için nice çileler çekmiş, eziyetlere katlanmıştı. Uzun uğraşlar sonunda pek çok kimsenin kurtuluşuna vesile olmuş ancak bazılarını inadından vazgeçirememişti.

Hz. Peygamber (sas)’in Soruları

Sevgili Peygamberimiz (sas) şüphesiz en mükemmel eğitimcidir. Öğrenen, öğreten, dinleyen ya da onları seven olmayı tavsiye eden Efendimiz’in (sas) kullandığı metotlar, eğitim gönüllüleri tarafından her asırda tekrar yorumlanabilmektedir.

Sultanı Karşılayan Sultan

Peygamberimiz aleyhisselâm, kendisini karşılamak için her tarafı dolduran coşkulu kalabalığı selâmladı. Çocuklara varıncaya kadar mümkün mertebe hepsiyle ilgilendi. Sonra da Hz. Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evine doğru yürümeye başladı.
RSS - Efendimizden Hatıralar beslemesine abone olun.