Efendimizden Hatıralar

Çürümüş Kemikleri Kim Diriltecek?

“İnsan kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Bir de bakıyorsun ki, apaçık bir düşman kesilmiş. Kendi yaradılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: ‘Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ diyor. De ki: ‘Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek.’ Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.

Taif Seferi

Tâif’in ileri gelenleri Hz. Peygamber’den (a.s.) şehirlerini hemen terk etmesini istediler. Sokak çocuklarını ve köleleri kışkırtarak onu (a.s.) ve yol arkadaşı Zeyd b. Hârise’yi taşlattılar. Resûlullah (a.s.) her adım atışında ayaklarına taş atarak ezip kanlar içinde bıraktılar.

Hicret, Dost ile Dost’a Yürümektir

“Dindar ve güzel ahlâklı bir arkadaşın durumu ile kötü arkadaşın durumu; misk taşıyanla, körük çeken adamın durumu gibidir. Miski taşıyan ya sana hediye eder, ya ondan satın alırsın veya onun güzel kokusundan istifade edersin. Körük çeken ise ya elbiseni yakar veya ondan üzerine pis bir koku siner.”

Neşeye Bürünmüşüz, Hüzün Kimin Umurunda!

Hüzün; bir yağmurun tıpırtısında kaybedilmişlerin ayak seslerini duymaktır. Ya daanlatamadığımız düşünceler, hissettiremediğimiz duygular sebebi ile yitip giden mutluluklardır. Gelecek adına endişeler, geçmiş adına pişmanlıklardır.

Taif’te Yaşananlar

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bir yönden akrabaları olan Taiflilerden beklediğini bulamaması onu ziyadesiyle üzmüştü. Yine de umutsuz olmadı. Meleğin onları cezalandırma teklifini bile kabul etmedi. Gelecek kuşakların imanından umutluydu. Hâlini arz etti; ama yılmadı.

Pehlivanı Yenen Peygamber

Peygamberimiz, insanların kalplerini İslam’a ısındırmak için nice çileler çekmiş, eziyetlere katlanmıştı. Uzun uğraşlar sonunda pek çok kimsenin kurtuluşuna vesile olmuş ancak bazılarını inadından vazgeçirememişti.

Hz. Peygamber (sas)’in Soruları

Sevgili Peygamberimiz (sas) şüphesiz en mükemmel eğitimcidir. Öğrenen, öğreten, dinleyen ya da onları seven olmayı tavsiye eden Efendimiz’in (sas) kullandığı metotlar, eğitim gönüllüleri tarafından her asırda tekrar yorumlanabilmektedir.

Sultanı Karşılayan Sultan

Peygamberimiz aleyhisselâm, kendisini karşılamak için her tarafı dolduran coşkulu kalabalığı selâmladı. Çocuklara varıncaya kadar mümkün mertebe hepsiyle ilgilendi. Sonra da Hz. Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evine doğru yürümeye başladı.

Safiyye Annemiz Anlatıyor

Huyey bin Ahtâb’ın o seçkin ve çok özel kızı olan o küçük Safiyye, yıllar sonra Peygamberimiz Aleyhisselâm ile evlenmiş, Ashâb-ı Kirâm’ın da sevgisini kazanmıştı. İslâm ile nasıl şereflendiğini soran hanım Sahâbîlere hayat hikâyesi anlatmıştı.

Ağlama Kızım, Cennette Buluşacağız!

Hz. Peygamber, kızı Fâtıma'yı yanına çağırdı; o da yürüyerek babasının yanına gitti. Yürüyüşü, babasının yürüyüşüne çok benzerdi. Hz. Peygamber, kızını yanına oturttu ve onunla özel olarak bir şeyler konuştu. Bu konuşmadan sonra Fâtıma ağladı.
RSS - Efendimizden Hatıralar beslemesine abone olun.