Esra Nur UÇKAN

1972’de Tekirdağ’da doğdu. 1987’de Hıfzını tamamladı.

Üsküdar İHL’de okudu, 1991’de Pendik İHL’den mezun oldu.

1995’de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu.

1996-2000 Üsküdar İHL’de öğretmenlik yaptı. 2000-2007 STK’larda İslami İlimler alanında seminerler verdi.

2007’de Kartal Mehmet Akif Ersoy AİHL’ye atandı. Halen bu kurumda görev yapmaktadır. Evli ve üç çocuk annesidir. 

Yetim Yetime Emanet

Mümin bir annenin fedakârlığının en güzel timsalidir Enes. Ümmü Süleym, Meryem’in annesi gibi evladını Allah Rasûlü’ne adamış ve mütavazı bir şekilde hediyesini kabul etmesini yürekten dilemiştir. Allah Rasûlü de kabul etmiş, bu adayış meyvesini vermiş böylece Enes’in ve annesinin adı, unutulmayan sahabîler arasına nakşedilmiştir.

Peygamberimizin Aile Hayatı

"Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun (varlığının) ve kudretinin delillerindendir." (Rum suresi 30/2.)

İslâmî Yapılanmada Sîret ve Sünnet – İsmail Lütfi Çakan

Eser, eskimeyen ve her daim güncelliğini koruyan mevzuları içermektedir. “Sîret” ana başlığında Hz. Peygamber (sas)’in “ Şefkati”, “Hüznü”, “Sevinci”, “Özlemi”, “Hakları”, “Zor Zamanları Aşma Yöntemi”...

Sığınırım

Benliğimi idrak edebiliyorsam, varım diyebiliyorsam ve kendimi var etmeye gücümün yetmediğinin de farkındaysam Ben’i var edeni bulmalı ve O’na sığınmalıyım.

Esir

Önceleri sadece benim esir olduğumu zannederdim. Meğer tek değilmişim. Dikkatle baktım da esir olmayan yok gibi. Tüm esirler çeşitli bağlarla efendilerine bağlanmışlar. Kimi elinden kimi ayağından bağlı. Karnından, saçından, dilinden bağlı olanlar da var. Hatta gözünden bağlı olanı bile gördüm.

Efendimiz(sas)’in Kızları -2: RUKİYYE bint MUHAMMED (ra)

O, Efendimizden bize bir hatıra. Allah yolunda güçlüklere sabreden, Çöl ortasında bir vaha.

Birazdan Nalınlara Kan Damlayacak

Hz. Peygamber ve Zeyd, yola çıkınca onlara karşı kışkırtılmış kişiler hakaret etmeye, bağırıp çağırmaya başladılar. Ardından taşlar atıldı. Şeytan taşlamaya yakışan taşlar, Mübarek Rasûl’e çarpıyor ve onu yaralıyordu.

Keşke Falanı Dost Edinmeseydim

Ukbe b. Ebî Muayt bir gün Hz. Muhammed’i yemeğe davet etmişti. Rasûlullah (s.a.s) davete icabet etmiş ancak şehadet kelimelerini söylemedikçe yemeklere el sürmeyeceğini belirtmişti.

"Meta Nasrullah" İfadesi İmanlı Bir Yüreğin Seslenişidir

İmanlı yüreğin çaresiz feryadı, Rabbimiz tarafından boş çevrilmemiş, bir ‘âh’ edişi bile değer bulmuştur. Zulüm altındaki yakarışlar cevapsız kalmamış ve çoğunlukla Allah’ın ‘müntekîm’ sıfatının tecellisi zuhur etmiştir.

Allah Rasûlünün Huzurunda Bir Kureyş Lideri: Utbe b. Rabîa

Toplantıya katılanlar huzursuzdu. Aynı konuları konuşmaktan sıkılmışlardı. Bir türlü çözüm bulamıyor her geçen gün fire veriyorlardı. Gençleri, köleleri, kızları, kadınları bir bir ellerinden kayıp gidiyordu. Hele şu son hadise hiç de iyi olmamıştı.
RSS - Esra Nur UÇKAN beslemesine abone olun.