Nebevi Sünnet

Bayram… Mutluluk Ve İbadet

Bir ay boyunca şeytanın vesveselerinden, nefsin normal zamanlarda helal olan isteklerinden Rabbini memnun etmek için uzak kalabilen Müslümanlar, kötülüklere galip gelebilmenin ve iradeye hâkim olabilmenin mutluluğunu dostlarıyla paylaşarak bayram yaparlar.

Sünnete Uymak ibadete, İbadet İse Aşk-ı İlâhiye Sebeptir

Sünnet; insanı her an ve her yerde Allah’ı anmaya götürür. Günlük işlerimizde dahi bağlı kaldığımız ilkeler sayesinde kalbimiz Mevla’ya döner, O’nu (cc) hatırlar, O’na bağlanır. Hâli ile Rabbini zikreder. Dili ile tesbih eder. Kazaya rıza duyarak mutmain yaşar.

Çocuklarınıza Güzel Sözler ve İman Esaslarını Öğretiniz

Çocukların selim fıtratlarını korumak, küçük yavruların dillerinin ilk kelimeleri şekillendirmeye başladığı andan itibaren onlara İslâmî kelimeleri öğretmek, dillerine “Allah”, “Muhammed”, “Allahu Ekber”, “Kabe” gibi, onları inançlarına bağlayacak kelimeler yerleştirmek elbette her mü’min gönlün arzusu olmalıdır.

Mü'min isek Kardeşiz

Bizi kıtalar ayıramaz. Bizi ırklarımız, etnik yapımız ayıramaz. Çünkü bizi Allah birleştirdi. İnsanı yaratan Allah birleştirdiyse bizi, rengimiz bizi ayrı tutamaz.

Bir İnsan Kazanmak

İlâhî daveti bütün insanlığa benimsetme aşkı, Rasûl-i Kibriyâ Efendimize derin bir heyecan veriyordu. Gönüllerini bu davete kapayanlara acıyarak, üzülerek bakıyordu. Bunlar bilmiyorlar; bilmedikleri için böyle davranıyorlar; ben onlara bilmedikleri gerçeği anlatmalıyım, diye...

Sünnetle Dirilmek

Peygamber aleyhisselâm’ın örnek davranışlarına sünnet diyoruz. Müslümanlar bu dünya gurbetinde yollarını yitirmemek için Rasûlullah’ın sünnetini öğrenmeye ve onu kendilerine hayat düstûru edinmeye mecburdur.

Bir Diriliş Çağrısıdır Ezan

Bir memlekette çocuklar ezan sesleri ile büyüyorlarsa, bu çağrı devam ettiği müddetçe o toprağın çocuklarının tarihine, özüne ve ruh köklerine dönüşü mümkün demektir.

SAHABENİN SÜNNETE BAĞLILIĞI -III : Hiçbir Şeyi Sünnete Tercih Etmemeleri

Sahâbilerin, sünnete bakışlarının tabii sonuçlarından ve bağlılıklarının alametlerinden biri, sünneti herşeyden üstün tutup, hiçbir şeyi ona eşdeğer (muadil) bulmamaları ve tercih etmemeleridir. Biz buna alternatifsizlik de diyebiliriz.

İman, Hicret ve Cihad

Sahabiler önce ‘mü’min,’ sonra ‘muhacir,’ ondan sonra ‘mücahid’ olmuşlardır. Yanlış anlaşılmasın; hicret edince imanı, cihad edince hicreti bırakmış değillerdir. Ama öncelikle mü’mindirler. İmanları onları hicret şuuruna eriştirmiş; imanlarıyla eriştikleri hicret şuuru ise cihad şuurunu uyandırmıştır.

Vahiy Medeniyeti

Hicret ile beraber Yesrib Medine olurken aynı zamanda çok ciddi icraatlara da sahne oluyordu. Yeni oluşumlar, bir başka yeni oluşumlara kapı aralıyordu.
RSS - Nebevi Sünnet beslemesine abone olun.