Sahabiler

Katiline Can Veren Şehid: "Âmir b. Füheyre"

585 yılında doğan Âmir, Teymoğulları kabilesinden Tufeyl b. Abdullah’ın kölesiydi. O, efendisinin sürüleri arasında ömrünü tüketmeye mahkûm edilen; bugününde hakkı, yarınında ümidi olmayan; ölümüyle yok olacak, adı sanı kalmayacak siyâhi bir köleydi.

Bedir’den Şehadet Semasına Çırpılan Kanatlar

Şehadet hakkında konuşmak meydanın hakkını verenlerin haddidir. Onlar da arkalarında bıraktıkları çağrıyla konuşuyorlar. “Meydanın hakkını verene, cennet meydanları açılır” diyorlar. Demek ki şehit, cennete yol açandır.

Ebû Seleme Ailesi’nin Hicret Dramı

Ebû Seleme ailece Medine’ye hicret etmeye karar verince hemen devesini hazırladı. Deveye hanımını bindirip oğlu Seleme’yi de kucağına verdi. Devenin yularını çekerek yola koyuldular. Bu sırada Ümmü Seleme’nin mensubu olduğu Muğîre oğullarının erkekleri, onları böyle ailece yola çıkmış görünce, çıkıp önlerini kestiler.

Iftar Table

“Mus'ab b. Umayr was martyred at the Battle of Uhud. He was more beneficent than me. Nothing could be found to enshroud him but his garment. His feet were remaining uncovered when his head was covered, and his head was becoming bare when his feet were covered with the garment.”

Sa’d b. Muâz radıyallahu anh

1-Sa’d b. Muâz nerede doğmuştur?

İftar Sofrası

Aşere-i Mübeşşere’den, zenginliği ve cömertliği ile meşhur olan Abdurrahman b. Avf radıyallahu anh oruçluydu. İftar vakti geldiğinde önüne çeşit çeşit yemeklerin bulunduğu bir sofra getirildi. Abdurrahman b. Avf, sofraya şöyle bir baktı ve bir süre daldı.

Abbâd b. Bişr - Bir Destan Kahramanı

İslam düşmanları tek vücut olup Medine’ye saldırdıklarında Abbâd, Muhammed aleyhisselâm’ın hemen yanı başında, düşmanlarının karşısındadır. Günlerce süren Hendek Savaşı’nda açlık ve susuzluğa, şiddetli soğuğa rağmen her gece Efendimizin çadırı başında nöbet tutmuş, Peygamberinin güvenliğini sağlamıştır.

Muâz b. Cebel (r.anh) - I

Muhammed aleyhisselâm’ı gördüğünde yüreği nasıl coşmuş, kim bilir neler hissetmişti? Onu görmek, onu dinlemek, elini mübarek elinin üzerine koyup ona söz vermek nasıl bir mutluluktu. Sevgili Peygamberimizin güler yüzü, mübarek sözleri ölü ruhlara hayat, gönüllere şifa verir, O’nun bir bakışı mevsimleri değiştirir, kışları bahara çevirirdi.

Hz. Ebû Ubeyde b. Cerrâh radıyallahu anh

O, Hz. Âişe’nin ifadesiyle Efendimiz aleyhisselâm’ın Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’den sonra en sevdiği insandı. Aşere-i Mübeşşere’den, henüz hayatta iken cennetle müjdelenen bahtiyarlardandı. Allah Rasûlü onun bu ümmetin emini olduğunu söyler, Ebû Bekir ne güzel bir kuldur, Ömer ne güzel bir kuldur, Ebû Ubeyde b. Cerrâh ne güzel bir kuldur...

SÜNNETE BAĞLILIK IV: Taviz Vermemeleri

Sahâbîler, sünnetle amel ederken kınandıklarında bunlara itibar etmezlerdi. Çünkü Müslüman bir toplumun bazı özelliklerinden bahseden “... Hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar...”[31]ayetindeki bu vasfı taşıyorlardı.
RSS - Sahabiler beslemesine abone olun.