Nebevi Sünnet

Sınırları Koruma

"Ey mü'minler, sabredin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, sınırlarda nöbet bekleyin, (cihada hazır ve ) Allah'a karşı saygılı olun ki, felah bulasınız, kurtulasınız!"'

Örneği Örnek Almak

Dinin, sadece insanla Allah arasında bir ilişki olduğuna, yalnızca mescidlerde, kiliselerde ve havralarda mahsur bulunduğunu iddia edenlere karşı, Medine’de bir İslâm devletinin kurulmuş olması, özellikle günümüz Müslümanı için üzerinde ciddiyetle durması gereken yaşanmış bir hakikattir.

İman, Hicret ve Cihad

Sahabiler önce ‘mü’min,’ sonra ‘muhacir,’ ondan sonra ‘mücahid’ olmuşlardır. Yanlış anlaşılmasın; hicret edince imanı, cihad edince hicreti bırakmış değillerdir. Ama öncelikle mü’mindirler. İmanları onları hicret şuuruna eriştirmiş; imanlarıyla eriştikleri hicret şuuru ise cihad şuurunu uyandırmıştır.

Peygamberlerin Ortak Kaderi: Hicret

Vahiy temelli bir toplum oluşturmak büyük fedakârlık gerektirir. Hz. Âdem’den Efendimize kadar gelmiş geçmiş tüm peygamberler, bu fedakârlığı sonuna kadar göstermişlerdir. Hicret ise bu fedakârlıkların en büyüğüdür.

Hicret ve Önemi

“Allah yolunda hicret eden, çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden Allah’a ve peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah’a aittir. Allah, bağışlar ve merhamet eder.” (Nisâ 4/100)

Hira'dan Arafat'a: Duruş Bilinci

Her Müslüman’ın kendi çağının bağlarından kurtulmak, batıl sosyolojilerin etkisinden arınmak ve düşünmenin erdemini keşfetmek için kendisine bir ıssızlık bulması, kendi Hirası’nı inşa etmesi şarttır. “O halde Allah'a kaçın!” emr-i kudsîsi bizi bu kaçış için örgütlemektedir.

Hiç Bitmeyen Yolculuk

Dünya durdukça, nefis ve şeytan var oldukça müminin hicreti hiç bitmez. Uzun bir yürüyüştür hicret. Esaretten hürriyete, isyan bataklığından itaat gülistanına uzun bir yürüyüş… Mümin insanın ömrü oldukça sürdüreceği bir özgürlük seferidir hicret.

Kur’an- Kerîm ve Hadis-i Şeriflerde ÖFKE

Bize bahşedilen hayat, yaratılış gayesine uygun bir şekilde yaşanmalıdır. Yaşadıklarımız imanımıza şahit olursa hayatımız değer kazanır. Bugünün insanı, huzurlu ve tatlı bir hayat yaşamak istemektedir.

Camilerimizin Kıblesi Nereye Dönük?

Velhasıl Rasûl’ün Medinesi’nde hayat günde beş kez mescidde temizlenmekteydi. Adeta kan toplanıyor, oksijenle tazeleniyor ve topluma tekrar iade ediliyordu. Namaz kötülükten alıkoyan, mirac ettiren, vakitleri belirlenmiş bir hediyeydi.

Ramazan Orucunun Farziyet Seyri ve Teravih Namazı

Terim olarak oruç, tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar şer’an belirlenmiş ibadeti yerine getirmek niyetiyle yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmayı ifade eder.
RSS - Nebevi Sünnet beslemesine abone olun.