melike ağ günlüğü

Edeb Bir Tâc İmiş Nûr-ı Hüdâ’dan

Nâbi yanmaktadır. Gönlü aklına, aklı gönlüne hâkimdir. İltifatına nail olduğu paşayla hac yolculuğuna çıkar ve varır Medine-i Münevvere’ye. Münevverler münevverinin şereflendirdiği gülzâra. Gönlü Peygamberinin aşkıyla öylesine yanıyordur ki binlerce kilometre yoldan deve sırtında gelen Nâbi’nin gözünde zerre miktarınca uyku yoktur.
Türkçe

Su Kasidesi Şerhi-I

Deryada bir damla rahmet ararken deryanın rahmetine gark olmak… Su’yla yıkanıp arınmak, anadan doğmuş kadar günahsız olmak… Yanmak, yanmak bir daha yanmak… Ta ki üzerimizdeki ölmüş kabuktan kurtulup yeniden dirilene dek yanmak… Rahmetin üzerimize değdirdiği lütuf eliyle yeşil cennetlere dönene dek yanmak…
Türkçe

Gönüller O’nun Sevdasıyla Çarparken

Oraya kavuşan her âşık gönül, göklerin derinliklerinden sonsuzluğa açılıyor gibi büyülü bir zaman koridoruna girer. Bir şiir gibi dinler Medine’yi semadan, bir kevser gibi yudumlar ve her saniye yıkar benliğini. Zaman burada o kadar bereketli, o kadar aydınlık, o kadar gönül alıcı ve hülyalara o kadar açıktır ki, o mekânın sahibine vurgun her gönül, Asr-ı Saadet’te yaşıyormuşçasına Nebî’nin (s.a.s) o nurdan çehresine dokunur gibi olur.
Türkçe

Katre-i Rahme

Gözyaşı, gözlerimizin tek işlevinin ‘görmek’ olmadığını anlatan bir hazinedir. Rahmet-i İlahî’nin damla damla olmasıdır. İnsan olabilmenin mührüdür yüreklere vurulan. Yaradan’ın yarattığına kattığı en güzel sırdır. Nurdan bir ışıktır suretlere yansıyan. Ulvî hislerin çepeçevre ruhu sardığı anın beyanıdır gözyaşları…
Türkçe

Sayfalar

RSS - melike ağ günlüğü beslemesine abone olun.