Hz. Muhammed

"Fikre Tevhid, Hayata İstikamet" Veren Din

Tevhid, İslam’ın belki de ruhu ve özü diyebileceğimiz bir ana ilkedir. Sadece bir inanç ilkesi olarak değil kâinatı, insanı, bilgiyi, varlığı ve her şeyi okuma biçimi olarak görülmeli ve bir bütünsellik yaklaşımı olarak inancıyla, ibadetiyle, ahlakıyla, muamelatıyla dinin ve hayatın merkezine alınmalıdır.

İhsanı Bol Olan Gece: Regâib Gecesi

“Regâib” rağbet olunan, bol ihsan ve değerli hediyeler demektir. Mübarek Receb ayının ilk Cuma gecesinde bu kabil ihsan ve ikramlar beklenildiği için o geceye “Regâib gecesi” denilmiştir. Üç aylar zincirinin ilk halkasını oluşturan Regâib gecesi...

Cahiliye Adamı

opyekûn dünyalılar olarak hepimiz tek bir şeye, Allah’ın razı ol­duğu mükemmel din İSLÂM’a muhtacız. “İslâm insanı” olmak zorunda­yız. Çağdaş “cahiliye adamı” olmakla elde edeceğimiz hiç bir iyilik ve erdem yoktur. Ama ödeyeceğimiz fatura ağır, bedel büyüktür.

Gelin Allah Diyelim

Yüce Rabbimizi nefes alıp verir gibi zikretmek ne güzel şey değil mi? Belki de dünyada Mevlâmızın güzel adını yeterince zikretmediğimiz, nimetlerine lâyıkıyla şükretmediğimiz, Allah’ı zikretmenin en büyük zevk olduğunu fikretmediğimiz için ahirette O’nu nefes alıp verir gibi zikredeceğiz.

İman Etmemek İçin Ne Mazeretin Var?

Saadet asrının beyaz güverciniydi iman… İnananların gönüllerinden özgürlük âlemine kanat çırpardı. Ona sahip olanlar kutlu insanlardı… Felaha erenlerdi…

Mekke’ye Muhacir

3 yıl önceydi! Mekke’de 16 yaşında bir yetim ile karşılaşmıştık. Aslında oğlumun okuldan arkadaşıydı o yetim. Otelimiz Ebu Kubeys tepesinin arkasındaki boş, kayalık alana bakıyordu.

Mekke’nin Fethi

Peygamberimiz, ordusunu dört kola ayırmış ve şehre ayrı istikametlerden girecek dört komutanına, bir saldırı ile karşılaşmadıkları takdirde kesinlikle kan dökmemelerini, umumi affın dışında bırakılan birkaç kişi hariç hiçbir Mekkeliyi öldürmemelerini emretmişti.

Sünnetle Dirilmek

Peygamber aleyhisselâm’ın örnek davranışlarına sünnet diyoruz. Müslümanlar bu dünya gurbetinde yollarını yitirmemek için Rasûlullah’ın sünnetini öğrenmeye ve onu kendilerine hayat düstûru edinmeye mecburdur.

Medine’nin En Güzel Günü

Resûl-i Ekrem, devesinin üzerinde şehrin sokaklarında ilerliyor, Medineli Müslümanların her biri O’nu misafir edebilmek için dil döküyor, âdeta yalvarıyordu. Sevgili Peygamberimiz ise onların hiçbirini kırmıyor, gülümseyerek şöyle buyuruyordu: “Devenin yolunu açınız, nerede duracağı ona bildirilmiştir.”

Sevgiliyi Razı Eden Ödül (Şefâat-ı Rasûl)

Yüce Allah’ın kıyâmet günü kullarını özellikle şefâat gibi bir vesileyle affedip onlara Cennet’i bahşetmesi, aslında şefâat edicilere bir ikrâm ve onların kadrini yüceltmekten ibârettir. Çünkü her türlü şefâatin ancak Allah’ın izniyle geçerli olabilmesi, aslında bütün şefâatin yine doğrudan Allah’a âit olduğunu gösterir.
RSS - Hz. Muhammed beslemesine abone olun.