Görmeden Sevdik Seni

Kâbe’ye…

Ey nazlı, siyah ve peçeli güzel! 

Görmeden sevdik seni.

Hem çağırıyor hem gizleniyorsun.

Adın değince yüreğime, bir sızı yayılır gönlüme.

Herkes elindeki kara taşa hayran. Ne olur ben de yüz sürsem, öpüp koklasam.

Yağmur ıslatsa seni, toplasam dökülen her damla inci tanesini.

Gökyüzüne kanatlansam, güneş yaktı mı üzerine gölge olsam.

Lakin bu ne cüret, ben kiim sana varmak kiim!

Vuslatın hep başka bahara kalıyor

artık bana yok hekim.

 

Nazlı güzel!

Gül kokulu nefesin, yârinden mi kalma.

Bu karalar bağlamak, bu hüzün, bu yanına varandan saklanma yârinin mi aşkına?

O gitti gideli yasta mısın?  Sesini duyarım belki diye hâlâ ayakta mısın?

Gören hayran, görmeyen devran.

Bir daha, diyor sana bakan, buluşmamız bir daha ne zaman?

 

Kara sevdam,

resimlerle hasret gidermek ne vakte kadar?

Kapına geldim dün gece lakin önümde bir duvar.

Geçit vermiyor, zemin kaygan ve ıslak.

Düşümde düşmedim şükür, kollarımda iki can dost, merhametli, yüzleri ak.

Lakin kavuşmak nasip değilmiş bu bahar,

bu yüzden duvarının dibinde ağladım sabaha kadar.

 

Altın Kemerlim,

Sana yaklaşanın ayakları yerden kesiliyor.

Yalınayak, saç baş dağınık, bedeni beyaz kefenliler

 güneş peşindeki dünya gibi dönüyor.

Sana bakmak ibadet, göz senden ayrılmıyor.

Bir daha göremezsem diye herkes etrafında pervane oluyor.

Nasıl bir şeysin ki şu biçare ruhlar yaklaşsa yanacak, uzaklaşsa donacak

Senden yüz çevirse, hepten savrulacak.

***

Kara taşlı güzel,

Ayetlerle mi başın bağlı,

Hira mı sana sen mi Hira’ya sevdalı,

Ne olur bir de bize tenezzül etsen,

Eteğine tutunup ağlayan biçarelere bir sadaka lütfetsen.

 

Kara örtülüm, taş bağırlım;

O muhkem görünüşünün ardında ne yufka yüreğin vardır bilirim

İbrahimî bir nefes, İsmailî bir boyun eğiş

Hacer’in telaşlı bakışlarının ardında

Sana değil aslında kendime bu serzeniş.

 

Kara gözlüm,

Bir kez nazar etsen, “Lebbeyk” deyip koşup gelsem,

Bir kez seslensen, iki dağ arasını yedi kez gitsem gelsem

Bir kez “su” desen, Zemzem doldurup ikram etsem

Ne olur şu fakir kula da  nazar edip “gel” desen.

Yazar: 
Etiket: 

Yeni yorum ekle

Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.