Sahabe

Yetim Yetime Emanet

Mümin bir annenin fedakârlığının en güzel timsalidir Enes. Ümmü Süleym, Meryem’in annesi gibi evladını Allah Rasûlü’ne adamış ve mütavazı bir şekilde hediyesini kabul etmesini yürekten dilemiştir. Allah Rasûlü de kabul etmiş, bu adayış meyvesini vermiş böylece Enes’in ve annesinin adı, unutulmayan sahabîler arasına nakşedilmiştir.

SAHABENİN SÜNNETE BAĞLILIĞI II : Sünnete Uymaya Özel Gayret Göstermeleri

Sahâbîlerin sünnete bağlılıklarının bir başka belirtisi, sünneti yaşamaya özen göstermeleri ve bu konuda özel bir gayret içinde olmalarıdır. Onların bu titizlikleri, hayatlarında sünnetin yeri ve konumunun önemli göstergeleridir.

Kardeşlik Destanı

“Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt dönmeyin! Birbirinize kin tutmayın! Birbirinize haset etmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!”

Hz. Hebbâr b. Esved

Acaba Allah Rasûlü kızının katilini affeder miydi? Çocuklarını çok seven Peygamber, kızının yıllarca acı çekmesine ve genç yaşta vefat etmesine sebep olan bir adamı bağışlar mıydı? Kim eline bir fırsat geçtiğinde intikamını almaz, hele hele çocuğunun katiline dünyayı dar etmez ki, diye defalarca kendine sordu.

Öyle Özlüyorum ki Ali'yi‏

Hz. Alinin şehadetinden sonra Muaviye b. Ebî Süfyân Âmir'e, Hz. Ali'yi ne kadar sevip özlediğini sorduğunda Âmir şu cevabı vermişti: Hz. Mûsâ'nın annesi, Mûsâyı Nil'e bıraktıktan sonra onu nasıl özlediyse, ben de o haldeyim, belki ondan daha çok hasret çekiyorum.

Osman b. Affân (r.anh)

Hz. Osman engin bir haya duygusuna sahipti. Hz. Peygamber onun için “ Kendisinden meleklerin haya ettiği kimseden ben haya etmeyeyim mi?”, “Her peygamberin cennette bir refiki vardır. Benim cennetteki refikim de Osman’dır” buyurmuştur.

Ömer b. Hattâb (r. anh)

Zâhidâne bir hayat süren Hz. Ömer, halifeliği süresince beytülmalden ihtiyacı dışında bir şey almamaya dikkat etmiş, sıradan bir Kureyşli gibi yaşamıştır. Hz. Peygamber onun hakkında, "Sizden önceki toplumlarda Allah'ın kalplerine ilham verdiği kimseler vardı. Eğer benim ümmetimde de böyle kimseler varsa -ki şüphesiz vardır- muhakkak Ömer de onlardandır" buyurmuştur.

Ebû Bekir (r. anh)

Hz. Ebû Bekir, Rasûl-i Ekrem’in kayınpederi, en yakın dostu, sırdaşı, vahiy katibi idi. Hz. Peygamber bütün işlerinde ona danışırdı. Bu sebeple kaynaklarda kendisinden “Peygamber’in veziri” diye söz edilmektedir.

Ensar ve Muhacir Örnekliğinde Kardeşlik Bilinci

Nimet biliriz kardeşimizi, kardeşliğimizi. Ayet-i kerimenin (Enfal,63) ifadesiyle bu nimet Allah’tandır. O’nun iman nimeti sayesinde kardeşler olduk biz. Yeryüzündekilerin tümünü harcayacak olsak biz bu birlikteliği sağlayamazdık. Kardeşsiz kalmak uçurumun kenarında olmaktır iman ölçeğinde. Kalpleri birbirine ısındıran O’dur.

Hakikate Adanmış Bir Ömür: Selmân-ı Fârisî (r.anh)

Müslüman olmadan önceki hayatı ve sonrasına baktığımızda Selmân'ın bilgiyle hareket eden, araştırıcı ve sorgulayıcı bir kimliğe sahip olduğunu görüyoruz. Atalarının dini olan Mecusiliği terk etmesi, din arayışı ve hakikate ulaşma arzusu onun geniş bir düşünce dünyasına sahip olduğunu göstermektedir.
RSS - Sahabe beslemesine abone olun.