Dört Halife

Sıcakta Gölge, Soğukta Sütre: Hz. Ebû Bekir – I

İlk vahiy geldiğinde eşi Hz. Hatice’ye “Bana kim inanır ki?” diyen Resûlullah’ın artık sığınacak emin bir limanı, saklanacak bir mağarası, uyuyacak bir dizi, ağlayacak bir omzu vardı. Artık dünyaya meydan okuyacak iki yürek vardı.

Siyer-i Nebi Dersleri-16: Bir İslam Davetçisi Hz. Ebû Bekir

Davetin ferdi olarak yürütüldüğü bu dönemde Hz. Ebû Bekir’in büyük hizmetleri oldu. O doğruluk ve dürüstlüğüyle tanınan, insanlar arasında sevilip sayılan, güven duyulan güzel bir kimseydi.

Zâhid, Âlim, Âbid: Hz. ÖMER radıyallahuanh

Gün geldi çuval taşıdı. Gün geldi süt sağdı. Sabahlara kadar sokak sokak dolaşıp dertlileri aradı. Ateşi yanmayanın ateşini yaktı. İnsanları ihya etti. Ardından sürülmesi zor izler bıraktı. Medine’de otururken Irak’ta bir deve yavrusunun kayalıklarda yuvarlanmasından sorumlu tuttu kendisini.

Hakk ve Bâtılı Ayıran Ölçü: Fârûkıyyet

Fârûkiyyete sahip olmak, bize yaşam ve sürekliliğin hakkın, geri çekilmek ve yokolup gitmenin ise bâtılın karakteri olduğunu gösterecektir. Hz. Ömer (r.a) bu vasfın nümûnesi olarak bizlere göstermiştir ki ilk bakışta batıl sapasağlam ve güçlü gözükse de aslında fârûkıyyet ile karşılaşınca çabucak sönüverir.

İkinin İkincisi Ümmetin Birincisi

O, İslâm mesajını çağlara taşıyan öncüler kervanının en önünde, Rasûl-i Ekrem’in(s.a.s) hemen yanı başında yürüyendi. En hayırlı ümmetin en hayırlı ferdiydi. Hz. Ebû Bekir(r.a), mıknatısın metalleri çekmesi ya da süngerin sıvıları...

“Ben Ebû Bekir’in İyiliklerinden Yalnızca Biriyim”

Ebû Bekir vefat etti. İnsanlar Bilal-i Habeşî’ye sordular. “Sen mi daha üstünsün yoksa Ebû Bekir mi?” Bilal önce çok şaşırdı sonra o muhteşem cevabı verdi: “Ben Ebû Bekir’in iyiliklerinden yalnızca birisiyim.”

Adalet Sultanı Hz. Ömer (r.a)

Hz. Ömer’in yaşantısına baktığımızda o, halifeliği döneminde halkı herhangi bir şeyden men ettiği yahut yapılması gereken bir karar aldığında bunu ilk önce kendi nefsinde ve evinde tatbik etmiş daha sonra insanlara aldığı karara uymalarını emretmiştir.

Emanın Senin Olsun, Bana Allah Yeter!

Hz. Ebû Bekir için, dini adına tebliğ yapamadığı, insanların elinden tutamadığı, namazını kılıp Kur’ân’ını açıktan okuyamadığı yerde, bir müşriğin koruması altında yaşamaktansa Allah’ın inayetine sığınmak daha makûldü. Aslanı zincire vurup bağlamak gibi bir şeydi bu.

Muvafakât-ı Ömer

Vahyin beşeri düşünceye uygun olarak gelmesi, tefsir ilminde ‘muvafakat’ olarak adlandırılmış; bu terim ileri görüş ve anlayışı ile meşhur olan Hz. Ömer ile özdeşleştirilmiştir.
RSS - Dört Halife beslemesine abone olun.