EZAN-I MUHAMMEDÎ

“Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, 
               Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli” (Mehmet Akif)

 

Ezanın ikliminde açar tomurcuk güller

Başlar secdeye değer, Hakk’tan dem vurur diller

 

Sabahın aydınlığı ezanlara karışır

Mümin takva yolunda meleklerle yarışır

 

Güneş tam tepedeyken girer öğlenin vakti

Ezanla hatırlanır yapılan kulluk akti

 

İkindi ezanında gün akşama dönmüştür

Göklerin ışıltısı, aydınlığı sönmüştür

 

Gün bittiğine delil, akşam vakti ezanlar…

Nefsini sorguya çek, kurulmadan mizanlar

 

Hüzünlü akşamlara yaş dökerken bulutlar…

Yatsı,  seher vaktine taşır nice umutlar

 

Baharları müjdeler, hazan vakti ezanlar

İdrakler cilalanır, keskinleşir izanlar

 

Ezan kuşatır arzı, sema ona dar gelir

Ruhların kışı biter, gönüle bahar gelir

 

Ezanın munis sesi, yeri göğü kuşatır

İmanın ikliminde, nice hazlar yaşatır

 

Ezanlar haber verir, ötenin ötesinden

Âlem cezbeye dalar, sonsuzluk bestesinden

 

Ezanın çağrısıyla namaza koşar mümin

Şeytana çalım atar, nefsini aşar mümin

 

Günde beş vakit ezan, ilâhî bir ihsandır

Dünyalara değişmem, kulluk en büyük sandır

 

Ezansız zaman yoktur, arzla arş arasında

Lokman Hekim’dir ezan, müminin yarasında

 

Nurdan kapılar açar Ezan-ı Muhammedî

Gül kokuları saçar Ezan-ı Muhammedî

 

Varlık yokluk arası, hayat sanki bir düştür

Ruhların kıyamıdır, ezan bir diriliştir

Yazar: