Ey Ümmetin Yetim Şehri!

 Mervenur BARUTÇU / 11.Sınıf Öğrencisi 2013 - 

Ey Kudüs!

Seni bu kadar erken ziyaret edeceğimi hayal bile etmezdim, Rabbim nasip etmiş, beni sana yöneltmişti. Pasaport işlemlerini yapmaya gittiğimde bir de baktım ki gidilecek ülke adı İsrail. Ama bu nasıl olabilirdi ki? Kudüs Filistin’in değil miydi?  İşte o zaman anladım ki bu ziyaret hiç de erken değildi…

Ey ümmetin yetim şehri!mescid-i aksa

Sana gelmiştim, Filistin’deydim ve burası da peygamberler şehri Kudüs’tü… Kudüs yetimdi, Kudüs insanlara değil insanlığa muhtaçtı, Kudüs öksüzdü… 

İsmi dudaklarıma değdiğinde, gözlerimi yaşartan Kudüs! Ey hüzün şehri!

Aslında seninle çok küçük yaşlarda tanıştım ben. Küçüktüm ama insandım ben, duygularım vardı. Çocuktum belki ama zalimin zulmüne dur, diyecek kadar da büyüktüm…

 Filistinli çocukların ne kadar cesur olduğunu anladım sonra, tankların önüne geçip de taş atmak her yiğidin işi değildi. Ama onlar kulluğun en güzelini gösteren, kalpleri taşlaşan insanlara taşla cevap veren mübarek gençlerdi…

***

Nihayet Mescid-i Aksa’ya kavuştuk. İşte bütün güzelliğiyle karşımdaydı. Kubbetü’s-Sahra’ya hayran hayran baktı gözlerim. Sonra bu güzelliğe sahip çıkamamanın verdiği utanç kapladı yüreğimi. İsrail askerlerinin Aksâ kapısındaki nöbetlerini görünce bıçak saplandı utanan yüreğime…

Filistin halkının bize umut dolu bakışlarıyla tanıştım, çocukların gözlerine baktıkça hayatım anlamlaştı. Gözler ifade ediyordu her şeyi, yüzler gülse de gözler hesap sormaktan çekinmiyordu…

Tel örgüler ardına saklanmış bir sevdaydı Kudüs!  Başlı başına bir davanın adıydı, ümmetin kanayan yarasıydı…

Ümmet, yetimini yalnız bırakmamalıydı. Kudüs, başı okşanmaya muhtaçtı. Sevenler Kudüs’ü sevmeliydi, doğanlar Kudüs için doğmalıydı, ölenler Kudüs için ölmeliydi…

Kudüs için doğmaya da değer ölmeye de…