Bir Diriliş Çağrısıdır Ezan

“Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.”

Bir çağrıdır yükselen semaya, iman ve İslam çağrısıdır ezan.

‘Allah ve rasûlü size hayat veren bir çağrıya davet ettiği zaman o çağrıya uyun.”(Enfal,24)emrince insanlığa hayat veren bir diriliş çağrısıdır.

Bir özgürlük muştusudur ezan; kula kul olmamanın ve sadece Allah’a kul olmanın hürriyet müjdesidir.

Bir davettir ezan, zikre ve namaza yapılan bir davet; nurdan kandiller yanan aydınlık evlerden toplum içerisine çıkan Allah erlerine yapılan bir davettir.

“Öyle yiğitler vardır ki ticaret ve alışveriş onları Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz.“ (Nur,37)

Ezan Allah’la kurulan bir bağdır, canlı bir irtibattır.

Bir insanın yaratılış kodlarıyla, bir milletin de ruh kökleriyle irtibat kurmasını sağlayan en önemli şiardır ezan. 

Kutlu İslam ailesinde fıtrat üzere doğan her bebek, ilkin en güzel söze muhatap olur ve ezan sesini duyar isminden önce. Aklı ermeye başladığı andan itibaren muhitinde yankılanan ezan sesiyle, kulağına ve yüreğine dokunan o ilk sesi sanki hatırlar. Adıyla hitap edildiği her an, “Haydi Namaza!” der gibi gizli bir mana taşır. Allah’ın adının kendi adından önce geldiğini ve Allah’ın önüne kendini ya da bir başkasını geçirmemesi gerektiğini bilir Mü’minler ve ezan bu bilinci hatırlatır: “ Ey iman edenler! Allah’ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. “ (Hucurat,1)

Bir memlekette çocuklar ezan sesleri ile büyüyorlarsa, bu çağrı devam ettiği müddetçe o toprağın çocuklarının tarihine, özüne ve ruh köklerine dönüşü mümkün demektir.

Ezansız Semtler’in yazarı Yahya Kemal’e kulak verelim:

“Biz ki minareler ve ağaçlar arasında ezan seslerini işiterek büyü­dük. O mübarek muhitten çok sonra ayrıldık, biz böyle bir sabah namazında ana millete tekrar dönebiliriz. Fakat minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, Frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlayamayacaklar!”

Ezanın tarihe ve dine aidiyeti temin eden bu özel anlamının ve değerinin farkında olan fesat odakları, ezanı susturmaya ya da değiştirmeye çalışmışlar ancak başaramamışlar ve hiçbir zaman başaramayacaklardır. Zira: “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek isterler, onlar istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Tevbe,32)

Ezan, evrensel ve ilahi bir sesle semte ve şehre vurulan bir İslam mührüdür.

Toprak ezanla imana gelmiştir adeta. Yine Yahya Kemal’in ifadesiyle: “Mahallede Müslümanlığın nûru belirir, beş vakitte ezan işitilir, asmalı minare, gölgeli mescidpeydâ olur; sokak köşesinde bir türbenin kandili uyanır, hâsılı o toprağın o köşesi imana gelirdi.”

Evet, ezan sadece namaza çağrı değil, coğrafyanın Müslümanlaşmasının da şiarıdır. “ Kim Allah'ın şiarlarını yüceltirse, şüphesiz bukalplerin takvâsındandır.”(Hacc 32) 

Bu yüzden başka bir ibadetle uğraşmayanların susup ezanı dinlemesi ve Peygamberimizin yaptığı ve tavsiye ettiği gibi ezanın sözlerini tekrar etmesi tavsiye edilir. Zira Peygamberimiz “Müezzi­nin nidasını işittiğiniz zaman siz de onun demekte olduğu sözler gibi söyleyiniz” buyurmuştur. (Buhari, Ezan, 7)

Ezan, alemlerin rabbi olan Allah Tealâ’nın zamana hükmedişinin ve müdahalesinin bir ifadesidir. Zaman durdurulur ezanla. İşler bırakılır, hayat durur. Sesler ve sözler ezan sesiyle son bulur.

Tekbirle başlar ezan. Bir olanın, ortağı olmayanın ve en büyük ve en yüce olanın ilanıdır tekbirler.

Allahü Ekber

En büyük olmaya layık olan sadece Allah’tır.

Azamet sahibidir Allah (c.c).

Allahü Ekber 

Gerçek güç ve kudret sahibi sadece Allah’tır.

Göklerin ve yerin hakimi ve tüm alemlerin rabbidir Allah(c.c).

Allahü Ekber

Tek melik, tek ilah ancak O’dur.

Yücelerden daha yücedir, en büyüktür Allah(c.c).

Allahü Ekber

Tekbir sadaları yankılandıkça gök semasında, tüm büyüklenenlerin aslında küçücük olduğu hatırlatılır ve gücünü Allah’tan alandan daha güçlü kimse yoktur.

 

Tevhidin en temel ilkesi yer alır ezanda.

Eşhedü en-lâ ilâhe illallah

Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur.

Bir Mü’min’inkalbindeki tasdiki diliyle ikrar edişinin bir müezzin aracılığıyla kitlesel ifadesidir.

Müezzinler tüm Mü’minlerin imanına tercüman olur günde beş vakit.

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve Müslümanlardanım diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir!”(Fussılet,33)

Müezzinler; Bilal-i Habeşi’den, Abdullah bin ÜmmüMektûm’dan devraldıkları nöbetle  Allah’a çağırırlar, yaptıkları salih ameldir ve onların bu çağrısı İslam ailesinin her bir ferdine deryada damla misali aidiyetlerini hatırlatır. Ezan tarafını ve safını belirlemeye çağırır Mü’minleri.

Her Mü’min Allah’a ait olduğunu ve Allah için yaşadığını ezanla ilan eder tüm dünyaya ve tevhid korosuna katılır.

Şirkten tevhide, isyandan itaate, karanlıktan aydınlığa, batıldan Hakk’a uzanan yolun giriş kapısıdır.

İbadet edilmeye,

Yüceltilmeye,

Sığınılmaya,

Yardım istenmeye,

En çok sevilmeye,

Emirlerine tereddütsüz teslim olunmaya layık olan sadece Allah’tır.

İlahlığa soyunanların iddialarının batıl ve geçersiz olduğu ilan edilir.

Eşhedü en-lâ ilâhe illallah

Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur.

Tüm ihtiyaçları gideren,

Dualara cevap veren Allah’tır.

Fayda veren de,

Zararı yok edecek olan da Allah’tır.

Karşısında el bağlanıp boyun bükülmeye, baş eğip secdeyle yere yüz sürülmeye layık olan sadece Allah’tır.

 

Tevhidin ikinci temel ilkesi gelir sonra:                                                

EşhedüenneMuhammedenRasûlullah

Yine şehadet ederim ki Hz. Muhammed (s.a.s) Allah’ın Rasûlüdür.

Kurtulmanın şartıdır Peygambere inanmak.

Alemlere rahmet olarak gönderilen Rasûle tabi olmak.

Huzur ve mutluluğun adresidir, en güzel örnektir Rasûlullah.

Allah’a ve Ahirete inananlar ve O’na kavuşmayı umanlar için Rasûlullah en güzel örnektir.” (Ahzap,21)

Allah’ın rızasına ermenin ve O’nun tarafından sevilmenin yolu; Rasûleuymak, yolundan gitmek ve sünnetlerine sımsıkı bağlanmaktan geçer.

Yaşayan Kur’an’dır Rasûlullah (s.a.s),

Canlı bir kitaptırRasûlullah (s.a.s),

Vahyin canlı şahididir, ete kemiğe bürünmüş halidir Rasûlullah(s.a.s).

EşhedüenneMuhammedenRasûlullah

Yeniden, her dem yeniden şehadet eder ve yeminle ilan ve ikrar ederek derim ki Hz. Muhammed (s.a.s) Allah’ınRasûlüdür.

 

Bir hatırlatmadır ezan.

“Beni anmak için namaz kıl.”(Taha,14)emrine muhatap olan inanmış yüreklere yapılan bir hatırlatma.

Saatleri ahirete ayarlamanın anlamıdır namaz; asıl olanın dünya değil ahiret olduğu, dünyaya ait tüm işlerin ahiret merkezli olması gerektiği ruh saatini günde beş vakit namaza ayarlamakla mümkündür.

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma,9)

Birliğe çağırır ezan. Mü’minlerigünün belli vakitlerinde ve özel olarak da haftada bir defacem olup toplanmaya, ruhların kaynaşmasına ve nasihatleşmeye davet eder.

Hayyeale's-Salât

Haydi Namaza gelin!

Sizler de katılın iman kervanına.

Haydi gelin anmaya, zikre ve en güzel ibadete.

“Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.” (Ra’d,28)

“Dinin direğidir namaz.” Namaz olmazsa din binası yıkılır.

“ Gözün nurudur namaz.” Gerçekler ancak namaz aydınlığında görülür.

“Mü’minin miracıdır namaz.” Allah katında değerimiz namazla artar.

“Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan müttakî her kul için, Allah’a yakın olma vesilesidir namaz.” Allah’a yakınlaşmanın ve takva sahibi olmanın ön şartıdır.

“İmanla küfür arasındaki perdedir namaz.” Perdeler kalkarsa hakla batıl, imanla küfür birbirine karışır.

Haydi namaza gelin.

Maddi ve manevi temizlikle gelin.

Kıyafet disipliniyle ve en güzel elbiselerle gelin.

İşinizi gücünüzü bırakın da gelin, vakitlerinizi namaza ayarlayın.

Kul olduğunuzu hatırlayarak kıblenizi ve istikametinizi Hakk’a ayarlayın, niyetinizi ve ahdinizi tazelemek için gelin.

Hayyeale's-Salât

Allah’ın en yüce olduğunun idraki ve ilanı için,

Emre amade bir duruş ve hazır bulunuşlukla gelin.

Haydi gelin; ilahi kelama şeksiz ve şüphesiz teslim olup O’nu tilavet etmeye!

Haydi gelin O’nun huzurunda saygıyla eğilip tevazuyla secdeye yüz sürmeye!

Haydi gelin her şeyden öte O’nu en yakınınızda hissetmeye!

Haydi gelin ve yüreğinizin, aklınızın ve hayatınızın merkezine namazı yerleştirin!

 

Bir kurtuluş haberidir ezan insanlığın vicdanına seslenen.

Hayyeale'l-Felah

Haydi kurtuluşa gelin.

Esaretten kurtulun ve hürriyete gelin.

Rabbinizin mağfiretine gelin, genişliği göklerle yer arası kadar olan cenneti kazanmak için gelin.

Namaz temizler bütün kirlerden.

Namaz ırmağında yıkanmak, arınmak için gelin.

Zihniniz tüm batıl düşüncelerden temizlensin namazla.

Kalbinizde Allah ve Rasûl sevgisi kök salsın namazla.

Hayatınız namazla anlam ve değer kazansın namazla.

“Yeryüzü bana mescit kılındı,

Ant verdim toprak şahit tutuldu.

Her sabah her öğle her akşam

İkindiyle yıkanarak yatsıyla donanarak

Seslerden bir sesle fırınlanıp

Sulardan polatlanan benim”

şuuruylagelin.

Hayyeale'l-Felah

Haydifelaha, haydi kurtuluşa gelin.

Aklınıza ve yüreğinize geçirilen şeffaf zincirleri kırın ve özgürlüğe gelin. Spora, müziğe, internete, sosyal ağlara takılıp kalmadan tüm engelleri yıkın da, insan olmaya ve olgunluğa ermeye gelin.Terk edin tüm çirkinlikleri“Fuhşiyattan ve münkerdenalıkor namaz.”(Ankebut,45)

Namazla değişsin hayatınız, güzelleşsin yine namazla. Kurtuluşun adresi namazdadır.Saadete giden yol namazdadır.Birlik namazdadır, dirlik namazda.

Sözlerin başı da sonu da Allah’ı ululamaktır.Allahü Ekber

En büyük ve en yücedir Allah.

Allahü Ekber

Reddimiz ve kabulümüz Allah içindir.

Lâ ilâhe illallah

Allah’tan başka ilâh yoktur.

“Düşmez dilimizden,

Sökülmez kalbimizden,

En kutlu sözdür bu:

Lâ ilâhe illallah”

 

Ezana kulak vermek bir tercihte bulunmaktır.

Her tercihin bir de terki vardır.

İnanmış yüreklerin hâyırları ve evetleri sadece Allah içindir.

Kula kul olmaya hayır! Allah’a kul olmaya evet!

Heva ve hevesin kölesi olmaya hayır! Hakk’ın ve hakikatin

bağlısıolmaya evet!

Sapan ve saptıran tüm ilahlara hayır! Doğru yola çağıran

vebir tek olan Allah’ımıza evet!

Namaz Hakk’a ayarlı bir hayat tercihidir.

Kendi olmaklığa ve yalnızlığa karşın Biz olmak ve birlikte

var olmak,

Şehvet bağımlılığına karşın İbadete ve namaza bağlılık,

Zevkperestliğe ve hazcılığa karşın İrade ve ahlak,

Bunalım ve nefrete karşın Sekinet ve muhabbet,

Dilediğini yapma esaretine karşın Hakk’ın muradını

gerçekleştirme özgürlüğü,

 

Ezan bize der ki:

Kötülükleri namazınız yok edecek.

Ezan bize der ki:

Allah’ın yardımı namazla gelecek.

Ezan bize der ki:

Gözler hakikati namazla görecek.

Ezan bize der ki:

Kalpler namazla huzura erecek.

Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı yoktur.

Namaza önem vermek, namaza emek vermek, namaza yürek vermek;ezana kulak vermekle mümkündür.

 ‘Haydi Namaza!’ çağrısına uyarak şuurla, yüz akıve gönül aydınlığı ile kılınacak namazlarla kulluğun tadınavarmak; hayatını itaatle zenginleştirmeye ve Allah’ın sevgisini kazanmaya niyetlenen insanların en büyük arzusudur.

Sözlerin en güzeli dua makamında söylenendir:

“Biz,kısık sesleriz, minareleri, 

Sen,ezansız bırakma Allahım!

Ya çağır şurda bal yapanlarını, 

Ya kovansız bırakma Allahım! 

Mahyasızdır minareler, göğü de, 

Kehkeşansız bırakma Allahım! 

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, 

Müslümansız bırakma Allahım!”

Yazar: